Sağlıklı Beslenme

Bu bölümde sağlıklı beslenme üzerine çeşitli yerlerde yayınlanmış yazılarımı paylaşıyorum.

Didem Kanca Üstay'ın 4/07/2017 tarihinde sözcü gazetesinde çıkan yazısı aşağıda yer almaktadır.

Hamilelik bütün kadınlar için soru işaretleri ile geçen bir dönem. Kadınlar için kendisinin ve bebeğinin sağlığı ile ilgili endişelerin yoğun olduğu bu dönemde, en iyi önerileri uzmanlar veriyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Didem Kanca Üstay, hamilelik sürecinde olan kadınlara, en çok merak ettikleri soruların cevaplarını en doğru şekilde öğrenmenin yolunu anlattı.

Hamilelik süresince etraftan pek çok öneri ve deneyim duyarsınız. Peki bunların hangileri doğru? Beslenme ve Diyet Uzmanı Didem Kanca Üstay, hamile kadınlara rehber olacak bilgiler paylaştı.
 
Beslenme ve Diyet Uzmanı Didem Kanca Üstay:

“Özellikle ikinci hamileliğimle birlikte birçok insan “Şimdi hamilelikte nasıl besleneceğimize dair süper bilgiler verirsiniz” demeye başladılar. Oysa iki farklı geçen hamileliğim bana şunu öğretti: Teoride ne öğrenirsem öğreneyim pratikte hayata geçirmek hormonlar devreye girince imkansız olabiliyormuş!

Seneler önce daha yirmili yaşlarımın başlarında bana ilk gelen hamile danışanım ikinci görüşmeden sonra gelmeyi kesince sürekli kendisine mesajlar atıp neden gelmediğini, gelmesi gerektiğini söylüyordum. O da mide bulantılarının had safhada ve gelmesinin imkansız olduğunu belirtiyordu. Biraz kilolu hamile kalmıştı ve hamileliğinde çok fazla kilo almaktan korkuyordu. İçimden ‘Kapris yapıyor' diye geçirmişti. Mesaj yoluyla da tipik bizlere okulda, seminerlerde, kitaplarda öğretilen “tuzlu kraker yiyin, çubuk kraker iyi gelebilir. Zencefil tüketin. Soğuk dondurma, sorbet alın. Haşlanmış makarna, patates çok iyi gelir,” gibi şimdi çok anlamsız gelen şeyler yazıyordum. Amma velakin 3 sene önce kendim hamile kalıp o bulantıları yaşayınca ve de hiçbir şeyin fayda etmediğini görünce seneler önceki bilgelik taslayan halimi düşündüm ve utandım. Keşke o zaman diyebilseymişim ki: “Anlıyorum. O bulantılar çok zordur. İnsan kendisini çok kötü hisseder. Size en iyi ne geliyorsa onu tüketin. İnşallah sizin ki çok uzun sürmez ve bir an önce bulantınızdan kurtulursunuz. Kendinizi dinleyin. Kimsenin ne dediğinin bir önemi yok çünkü en önemlisi sizin kendinizi en iyi nasıl hissettiğiniz. Herkesin bulantısına farklı şeyler iyi gelebiliyor. Bugünlerde kilonuza hiç takılmayın. Kilolar geldikleri gibi giderler. En kötüsü doğumdan sonra ele alırız. Yapabileceğim bir şey olursa lütfen haber verin. Sabırlar diliyorum ama sonunda bebeğinizi kucağınıza aldığınızda tüm yaşadıklarınıza değdiğini hissedeceksiniz….” Bunun gibi daha neler söylerdim neler… Eğer vitamin haplarını alamıyorsa, kusuyorsa kendini kötü hissetmemesini, bebeğinin yine de sağlıklı olabileceğini, hep doktorunun takibinde kalmasını, doktorunun onun kan değerlerine bakıp yönlendireceğini…. İşte bundan dolayı hep tekrarlıyorum ya: Bilgi tecrübeyle anlam kazanıyor. Keşke okullarda bize sadece mekanik bilgiler vermek yerine, o kişilerin nasıl hissedebileceklerini de birazcık olsun anlatabilseler, anlatsalar! Tek öğretilen şey: Hamilelikte bulantı yaşayanlara şu listedekileri öneriniz… Sanki karşınızda bir robot var!

Geçtiğimiz senelerde Johns Hopkins Üniversitesi'nin uzun soluklu bir araştırmasına göre hamilelikte ve doğum sonrasında kan değerlerinde yüksek folik asit çıkan kadınların çocuklarında otizm riskinin biraz daha fazla olabileceği belirtildi. Gerçi çalışmalar hala devam ediyor. Net bir şey söyleyebilmek imkansız ama ben hep takviyelerle ilgili olarak şunu düşünmüşümdür: Tahlil yaptırın ve eksikse alın. İlk hamileliğimde ve hamile kalmadan önce test yaptırdığımda folik asit normal seviyelerde çıktığından ben ekstra almadım. Keza ikincisinde de aynı şekilde hareket ettim. Ama çok önemli bir noktayı vurgulayacağım: Eğer test ettirip baktırmıyorsanız, o zaman muhakkak folik asit alın çünkü eksikliği bebeğinizde çok daha büyük sıkıntılara yol açabilir. Sonuçta folik asit eksikliğinin bebeklerin beyin ve omurga gelişimindeki önemli etkisi bilimsel olarak seneler önce kanıtlanmıştır.

Demir ve kalsiyum eksikliği de hamilelikte çok sık yaşanılan bir durumdur. Bana demir hapları ağır geldiğinden ben hep iğne olmayı tercih ettim. Fakat demir iğnesi yanlış yapılırsa çok büyük sıkınıtılara sebep olacağından muhakkak uzman bir doktor ya da hemşireye yaptırın. Kalsiyum için de muhakkak tahlillerinizi olun ve doktorunuzun takibinde kalın.

Eğer çok rahat ve dertsiz bir hamilelik geçiyorsanız en ideali ilk 3 ay hiç kilo almamak sonra ayda 1 kg almak ve son 3 ayda da ayda 2’şer kilo almaktır. Ama tabi bu bir kitap bilgisidir. Mesela benim ilk hamileliğimde bulantılarım ve reflüm o kadar kötü o kadar kötüydü ki sürekli semptomları bastırmak için karbonhidrat ağırlıklı yiyordum ve 22 kilo almıştım. Ama umurumda değildi. İnanın bana… Zaten sonra da hemen gitti. Şu an ki hamileliğimde de ilk 4 ay mide bulantımı bastırmak ve kusmamak için sürekli beyaz leblebi, dondurma, pizza vs yiyip durdum. Yine çok kilo aldım. 6 ayda 12 kilo! Dert değil, geldikleri gibi giderler. Yeter ki hamileliğimde kendimi kötü hissetmeyeyim. Ama hiçbir hastalığınız yokken de sadece homini gırtlak yiyorsanız, o zaman işte “DURUN” derim çünkü hem gebelik hem de doğum sürecinizi gereksiz yere zora sokuyorsunuz demektir.

Eğer rahat bir hamilelik geçiriyorsanız ve sağlıklı beslenmek istiyorsanız da “fit anne” gibi başlıklı doğum yapmış bilimsel geçmişi olmayan kadınları takip etmek yerine adam gibi bir diyetisyene gitmenizi tavsiye ederim. Geçenlerde instagram hesabından kuzenim birisini yollamış. Kadının ikizleri olmuş ve 34. haftada erken doğum yapmış. Gururla şöyle diyor: “İkiz doğurdum ve sadece 9 kilo aldım. Sizlere şimdi hamilelikte nasıl az kilo alınır ile ilgili tavsiyelerimi yazacağım.” Şok oldum. Belki de az kilo aldığı için erken doğuma gitti. Bilemeyiz ama her ne olursa olsun bu ne cürettir. Bu nasıl bir cesarettir?! Herkesin başlangıç kilosu, vücut yapısı, hamileliği farklıdır. Kaldı ki senelerce hasta gören doktorların tecrübelerine ne demeli?

Hamileliğiniz sorunlu geçiyorsa lütfen doktorunuzun kontrolünde devam edin. Sakın sağda solda bilimsel olmayan yazıları, kişileri okuduğunuzda kulak vermeyin. Doktorunuzdan memnun değilseniz, doktorunuzu değiştirin ama yine de her daim işin uzmanlarından tavsiyeleri alın. Zor geçen hamileliklerde sizin ve bebeğinizin gelişimini en iyi doktorunuz bilir. İnanın diyetisyeniniz bile bu konuda yetersiz kalabilir.

Ben şanslıydım, hamileliklerimde muhteşem bir doktorum vardı çünkü doktorluktan önce “insan”dı. Bazen kontrollere gittiğimizde eşim şikayet ederdi: “Hocam, Didem hiçbir şey yemiyor. Sadece pizza yiyor. Hiç meyve-sebze tüketmiyor.” Annem de geçenlerde söyleniyordu, hiç meyve-sebze yemiyorsun. Sağlıklı değil Didem bu diye. Yahu sanki keyfimizden yemiyoruz. Yemin ederim size, sebze-meyze tükettiğim zaman en az 24 saat hazmedemiyorum. Sistem kabul etmiyor. Sağolsun doktorum hep şöyle diyor: “Rahat bırakın Didem'i. Nasıl rahat ediyorsa öyle yesin.”

Gebelikte şeker yüklemesine gelince, doktorum benden açlık kan şekerimi daha sonra da normal kahvaltımdan bir saat sonraki kan şekeri değerlerimi ve de 3 aylık ortalamayı veren hgbA1c'yi istedi. Yani glikozlu şurubu içirmedi. Şekerle ilgili bugüne kadar sorunum olmadığından böyle istedi ama eminim her hastasından farklı şekilde istiyordur.

Yazımı daha uzatıp hamilelikte ne kadar kafein ve su almanız gerektiğini ve daha birçok bilgiyi yazabilirim ama inanın bana o da herkese göre değişiyor. Mesela hamilelik öncesi sürekli kafein tüketen bir kişiyseniz kafeini daha iyi tolere edebilirsiniz. Fakat hiç tüketmiyorsanız ve hamileyken hasbel kader bir fincan Türk kahvesi içip hastanelik de olabilirsiniz!

Hamilelik çok hassas bir dönem. En önemlisi sizin kendinizi iyi hissetmeniz ve mutlu olmanızdır. Çok gerekmedikçe doktorunuz dışında kimseden tavsiye alıp uygulamamanızı, aldığınız tavsiyeleri de muhakkak doktorunuza danışmanızı öneririm.

Sizlere hamilelikle ilgili önerilerde bulunursam bilgimi değil, cehaletimi göstermiş olurum.”

http://www.sozcu.com.tr/hayatim/yasam-haberleri/beslenme-uzmanindan-hamilelere-oneriler/