Sağlıklı Beslenme

Bu bölümde sağlıklı beslenme üzerine çeşitli yerlerde yayınlanmış yazılarımı paylaşıyorum.

Bariatrik cerrahi diyetisyeni sevgili Efe Balı tarafından kaleme alındı.

İnsanların kilo verme istekleri üzerinden çok ciddi bir piyasa oluşturuluyor. Her sene çıkan metabolizma hızını arttırdığını ve yağ yaktığını iddaa eden besinler; detoks diyetler, zayıflatan çaylar gibi uzayıp giden bir liste bu piyasayı canlı tutuyor. Son zamanlarda ise tüp mide ameliyatları popülaritesini ciddi anlamda arttırdı. 

Tüp Mide Ameliyatı
Tüp mide ameliyatı ile midenin %80’lik kısmı alınarak, kişinin daha az yiyerek kilo kaybı amaçlanmaktadır. Beden kitle indeksi (BKİ) 35 ve üzeri olan bireylerde doğru bir ekip ile yapıldığında güzel sonuçlar ortaya çıkabilmektedir. Kişilerin yaşam kalitesinde ciddi artışlar, obezitenin getirmiş olduğu çeşitli yandaş hastalıklarda ciddi iyileşmeler görülmektedir. 

Peki tüp mide ameliyatı sadece BKİ’si 35 ve üzeri olan kişilere mi uygulanır ?

Hayır. Amerikan Metabolik ve Bariatrik Derneğinin son yayınları ile BKİ’si 32.5 ve üzeri olan aynı zamanda çeşitli yandaş hastalıkları olan örneğin; diyabet, yüksek tansiyon, pkos gibi. ve kilo sorununu önceden diyet, egzersiz ve psikolojik destek alarak çözmeye çalışmış ancak başarısız olmuş kişilere de uygulanabilir. Cerrahın hastanın durumunu değerlendirmesi bu durumda çok önemlidir. 

 

Yani her kilosu olan tüp mide ameliyatı O-LA-MAZ !!!

 

Çeşitli medya araçlarında tüp mide ameliyatının çok rahat olduğu, kesin çözüm olduğu gibi bir algı yaratılmaktadır. 

Laproskopik (kapalı yani özel araçlarla karın bölgesinde açılan ufak deliklerden uygulanmaktadır.) bir yöntem olduğundan dolayı açık şekilde yapılan bir ameliyat gibi zahmetli olmasa da ameliyat sonrasında ağrılı ve zahmetli ciddi emek gerektiren bir süreç sizi bekleyecek. Ağrı durumu tabi ki herkes de değişiklik gösterebilmektedir. Kişinin ağrı eşiği durumuna veya doktorunuzun hastane sürecinde sizlere uyguladığı doğru tedaviler bu konuda ciddi etkili olacaktır. 

 

Hastane sonrasında 30-45 gün gibi bir beslenme süreciniz olacaktır. 
Bu süreçte sıvılar- püreler- yumuşak katılar ve katılar şeklinde bir geçiş süreciyle karşı karşıya kalacaksınız. Ancak bu geçiş süreci böyle anlatıldığı gibi çok rahat geçmeyebilir çünkü çoğu hastamızın ameliyat öncesinde iştah metabolizmasında bozukluklar bulunmaktadır. Ameliyat iştah durumunu hormonsal olarak kontrole alsada halk arasında göz doyması diye tabir ettiğimiz durumdan kaynaklı olarak çeşitli problemler yaşanabilmektedir. Kişi yemek yemek isterken yiyemediğinden dolayı psikolojik olarak strese girebilir. Bu noktada ameliyat sonrası takip ve desteğin önemi ön plana çıkmaktadır.  

İlerleyen dönemlerde de bu yiyememe durumu ‘Ben galiba artık yiyebiliyorum’ cümlesine dönüşüyor. Belirli bir süreden sonra zaten kişinin porsiyonlarında artış olması gereklidir, aksi takdirde kilo kaybının yavaşlayıp durması konusunda sorunlar yaşanabilir. Porsiyonlardaki artışın normal olduğu bunun belirli bir miktarın üzerine çıkarılmaması gerekmektedir çünkü mide esnek bir organdır kapasitesinde büyümeler olabilir. Bu porsiyon kontrolü sağlanırsa mide küçük şeklini koruyarak kişiye uyarılarını vermeye devam edecektir. Amerika Birleşik Devletleri’nde tüp mide ameliyatı olmuş birinin bir öğünde 100 gr dan veya yumruğundan büyük porsiyonları tüketmemesi gerektiği belirtilmiştir. Buna dikkat edilmezse mide kapasitesinde artış olması beklenmektedir.  

"Alanında uzman bir diyetisyenle birlikte bu süreci götürürseniz beslenme alışkanlıklarınızı değiştirerek başarılı olabilirsiniz."
Ancak ben zaten ameliyat oldum, zaten az yiyorum şeklinde olup alışkanlıklarınıza dikkat etmeden devam ederseniz geri kilo alma riskiniz çok yüksektir. 

Tüp Mide ameliyatı da kesin bir çözüm değildir. Tüp mide ile 1-1.5 sene kadar kilo kaybı süreci devam etmektedir. Bu dönemlerde kilo kaybınızı ameliyat sağlamaktadır ancak hep dediğimiz kilonun korunması çok daha önemlidir. Kilo koruma döneminde ise en önemli faktör siz olursunuz ameliyat size sadece destek verir. Ameliyat sonrasında geri kilo artışlarında kişilerin içine girdiği psikolojik süreç kişiyi ciddi anlamda etkileyebildiği bundan dolayı ameliyat sonrasında psikolog desteği de çok önemlidir. 

Yukarıdaki paragraflarda bahsettiğim gibi eğer bu ameliyatı alanında uzman bir cerrah ve ekibiyle yapar yolu onlarla birlikte yürürseniz başarılı sonuçlar elde edebilirsiniz. Benim şu an yanında çalıştığım her zaman söylediğim bu alanda uzmanlaşmamı sağlayan hocam Prof. Dr. Koray Tekin’ nin hastaları içerisinde 7-8 yıl olmasına rağmen hala kilosunu koruyan hastalarımızda var. Bu başarıda baş rol tabi ki hastanın ancak bizler hala o hastalarla diyalog içerisindeyiz takibi bırakmıyoruz. 

Çok ciddi paraların döndüğü sağlık sektörünün gerektiği saygıyı ve bu alanda çalışan kişilerinde gerekli meslek etiğini elde ettiği günleri görmemiz dileğiyle..        

 

Diyetisyen Efe Balı