KADIN ve ŞİDDET denilince akıllara genelde hemen fiziksel şiddet gelir. fakat çoğu zaman insanlar söz ile yapılan şiddetleri şiddet olarak algılamazlar, algılayamazlar ya da algılamakta zorluk çekerler.

Ben sizlere bu yazımda beslenme ile ilgili kadınlara, erkekler ve kendileri tarafından uygulanan şiddetten bahsetmek istiyorum. Evlenirken çok sevdiği karısı kilo almaya başladıkça kimi erkek bu durumdan aşırı rahatsız olur. Bu sefer sürekli karısına 'hadi kilo ver, ne zaman kilo vereceksin, şu haline bak, evlendiğimizde ben seni alırken böyle miydin? Böyle olacağını bilseydim almazdım!...' Sanki manavdan iki kilo domates almıştı. Karşında duran bir insan var, senin de bundan haberin var mı peki? Ya da başka bir konuyla ilgili karısına çok kızmıştır, ve onun canını nasıl acıtacağını o kadar iyi bilir ki, hemen şöyle der: 'Sen ne kadar spor yaparsan yap, bacakların kalın ve hiçbir zaman Ayşe'nin bacakları gibi ince ve düzgün olmayacaktır.' İşte o an kadının bittiği andır!

Biz kadınlar ise bu konuda o kadar hassas ve kırılganızdır ki, karşımızdaki böyle davranınca hemen suçlanarak: 'Evet biliyorum, bir an önce vermeye çalışacağım, elimden geleni yapacağım' deriz. Ya da içten içe kızar, her ne kadar kilo vermeyi kendimiz de istesek tepkisel olarak daha fazla yer, kilo almaya devam ederiz. Hatta şöyle erkekler bilirim, tanırım ki karısına sözleşme imzalatır: 'Eğer altı ay içinde karım Necmiye 10 kilo verirse ona istediği arabayı alacağım.' Karısı kilo vermediği sürece de araba alınmaz. Kilo verememiş olmanın cezasını kadın çekmelidir. Her an karısını ufacık birşey yerken görürse de hemen hatırlatır: 'Arabayı unut, sen bu gidişle duba gibi olacaksın şu haline bak, bırak araba almayı yakında kendine elbise almakta zorlanacaksın.'

Eğer bu yazıyı yazarken abarttığımı düşünenler varsa yanılıyorlar, bilakis burada birçok başkalarından tecrübe etmiş olduğum ağır sözler de yer almamaktadır. Bir de kilolu eşlerini aldatan erkekler vardır. Bunlar esasında bitmiş bir ilişkinin ardından eşlerini aldattıklarını kabullenmek yerine sürekli eşlerine son senelerde ne kadar kilo aldıklarından, bakımsız ve sıkıcı olduklarından ve daha birçok başka konulardan şikayette bulunurlar. Amaç eşlerine kendilerini iyice kötü hissettirmektir. Esasında ha dayak atmışsın ha da bu sözlerinle kadınları dövmüşsün ne fark eder? hatta kimi zaman bir kadın için söylenen bir sözün yarası öyle ağırdır ki tokat atarak yapmış olduğunuz kızarıklık, morluk geçse bile kalpte açılan bir yara hiç kapanmamak üzere oracıkta kalıverir. Erkekler kendilerini suçlu hissetmek yerine karısını suçlu hissettirmeyi tercih eder. Bunu da sözsel tacizlerle çok güzel yerine getirirler.

Bir de kadınlar vardır ki kendi kendilerine tacizde bulunurlar. Başkalarının bu işi görev edinmesine gerek yoktur. Kilolarından ve görüntülerinden o kadar muzdariplerdir ki, her an beyinlerinde bir ses: 'Bak, iğrenç oldun, şu haline bak, her tarafından yağlar fışkırıyor, kilo verene kadar hiç elbise almayacağım, haa tabii sen öyle deli gibi yemekler ye, ondan sonra da üzül, yok almayacağım hiçbir şey ve hiçbir yere de gitmeyeceğim, gör bakalım...! 'Daha geçen sene ne iyi duruyordum, offf selülitlerim felaket oldu, bu halde tabii kimse seni beğenmez, bu yaz kilo vermeden sana tatil filan yok, al bakalım cezanı.' Bu insanın kendine uyguladığı taciz değildir de nedir? Aynı zamanda sürekli hayatı ertelemekten başka birşey değildir. Biz kendimizi o kadar beğenmeyip sevmeyiz ki sonra da başkaları bizi beğenmeyip sevmedi mi üzülür söyleniriz. Kendimize o kadar ağır konuşuruz ki ruhumuzu en derinlerinden incitiriz. Sonra bekleriz ki başkaları bize iyi davransın. Tüm bunların üzerine en büyük cezayı da daha fazla yiyerek veririz.

Artık bence uyanış zamanı geldi. Erkekler, kadınlara yapacağınız en acıtıcı tacizlerden birisi onun görüntüsüyle ilgili ağır konuşmanızdır. Kadınlar, kendinize yapacağınız en büyük taciz, ruhunuza ilettiğiniz negatif mesajlar ve duyarsızca yediğiniz bir ton yemektir. Artık kendinize ve etrafınıza daha iyi olmanın zamanı geldi de geçiyor bile... Şiddetli kadınlar en büyük şiddeti kendilerine uygularlar. UYANIN!!!

Sevgililer Gününde, kendinize vereceğiniz en büyük hediye lütfen kendinizi SEVMEK olsun.

(Her erkek veya her kadın yazdığım gibi değildir, çok anlayışlı olanları da vardır tabii ama ben sadece burada öyle olmayanlara değindim)

Yorumlar (13)

  • seda kanca

    Didem ablacım güzel yazılarının devamını bekliyorum...

    0 Beğen
  • gülcan

    didem hnm . çok güzel yazınız çok doğru ve çok etkilendim çok tşkler. düşüncelerinizi paylaştığınız için devamlarını bekleriz....:-)

    0 Beğen
  • Gozde Ciftcioglu

    Ne kadar dogru ne kadar guzel bir yazi! Kadinlarin bu tur taciz ve siddete maruz kaldiklari kesin. Umarim herkes bu yaziyi okuyup once kendini sevmekten ise baslar !

    0 Beğen
  • Güzel yorumlarınız için hepinize çok teşekkür ederim.

    0 Beğen
  • esra

    DİDEM HANIM YAZILARINIZI OKUDUM ÇOK ETKİLENDİM BENİM YAŞADIKLARIMIN AYNISINI YAŞAMIŞ OLMANIZ BENİ SİZİNLE TANIŞMAYAYA ZORLADI EN KISA ZAMANDA MERKEZİNİZE GELMEK İSTİYORUM YAZILARINIZIN DEVAMINI BEKLİYORUZ TEŞEKKÜRLER.LÜTFEN BANA DA YARDIMCI OLUNUZ.

    0 Beğen
  • Didem Kanca Üstay

    Esra hanım, büyük mutlulukla elimden geleni yaparım. En kısa zamanda tanışabilmek dileğiyle....

    0 Beğen
  • zeynep

    didem hanım merhaba..benim sizin yanınıza gelme gibi bir imkanım yok maalesef ankara'da oturuyorum.fakat size bir şey sormak istiyorum izninizle..sık sık acıkıyorum veya atıştırma ihtiyacı hissediyorum.düzenli kahvaltı yapsam okula sandviç götürüp akşamları sebze yemeği yemeği aralarda da meyve yiyerek zayıflama doğru bir zayıflama şekli midir?ben önceden bu şekilde çok zayıflamıştım ama korunmuyor tatlı yemeğe başlayınca yine alıyorum..sırf yine koruyamam düşüncesiyle uygulayamıyorum bile uygulamayınca da zayıflayamıyorum hep olduğum yerdeyim :sad:kilomu kontrol etmek için hep o şekilde beslenememki okula hep sandviç götüremem yada hep meyve yiyemem peki o zaman hiç kalıcı kilo veremiyecek miyim:sad:-)

    0 Beğen
  • Selcen

    Didem Hanım,
    Yazınızdan (samimiyetinizden) çok etkilendim. Paylaşımınız beni çok etkiledi.Farkettim ki kendimi sevmekte o kadar zorlanmışım ki... 1 sene aynaya bakmadan yaşamışım. Ve aynen yazınızda yazdığınız gibi kendi öz ailemin çirkin ( hakarete varan) sözleri, erkek arkadaşımın beni incitmek için gözümün önünde zayıf bir kıza bakıp böyle olmalısın " anoreksiyada olsan zayıflayacaksın" gibi incitici sözleri beni daha da kendimden uzaklaştırmış. Toparlamak için ihtiyacım olan enerjiyi yazılarınızdan aldım.

    Size çok teşekkür etmek istiyorum.

    Sevgiler,

    Selcen

    0 Beğen
  • Didem Kanca Üstay

    Selcen Hanım, inanın çok mutlu oldum size ufacık bir yardımım dokunduğunu görünce. İnşallah bundan sonra ekleyeceğim yazılardan da faydalanabilirsiniz. Hakikaten bir tek amacım var, o da kendi yaşadıklarımı sizlerle paylaşıp yalnız olmadığınızı göstermek ve de elimden geldiğince yardımcı olabilmek. Umarım bundan sonra kazandığınız enerji katlanarak sizinle kalır ve siz de başkalarına yardımcı olursunuz. Kucak dolusu sevgilerimle...

    0 Beğen
  • hacer

    merhaba didem hanım ben 34 yaşında iki çocuk annesi bir bayanım.yazılarınızı okudum inanın bizim anlatamadıklarımızı dile getirip ve bizim kendimize bile itiraf etmeye çekindigimiz kelimeleri söylemeniz beni çok mutlu etti.öncelikle şikayetim kilolarım.bir türlü nekadar istesemde kurtulamadım.diyet yapamıyorum bende ters tepki oluyoo normalde gün içinde hiç acıkmam ama diyet yaptıgımda her dakika yeme ihtiyacı duyuyorum.bir ara xenical,kullandım yanında reductill,ama reductill toplatılınca bende moral sıfıra indi 4.5 ayda22 kilo verdim.ama şimdi hızla almaya başladım.bana yardım edin moralim falan kalmadı boyum.1.59/kilom 75/önce 89 dum 68e düşmüştüm enson.şimdi 74düm.2ayda aldım.tekrar kilolu olmaktansa ölmeyi yeylerim.mide kelepçesi düşündüm kalıcı olması için ama sanatçımız ozan orhonu görünce tereddütte kaldım.sizinde düşüncelerinizi ögrenmek isterim.ben kktc den yazıyorum umarım yardımcı olursunuz.teşekkürler.

    0 Beğen
  • Didem Kanca Üstay

    Hacer hanım selamlar, yazdıklarınızı okuduğumda inanın sizin adınıza çok üzüldüm. Keşke İstanbul'da yaşıyor olsaydınız ve tanışma fırsatımız olsaydı. Acaba kilo almanızdaki en önemli zihinsel/psikolijik etken nedir? Kilolarınız neden bir kalkan görevi görebiliyor olabilir? Kelepçeyi kesinlikle önermiyorum. Herşey bizde başlayıp bizde bitiyor. Kelepçe bir çözüm değil. Sizin içinizde, zihninizde bu sorunu bitiriyor olmanız gerekir. Lütfen farkındalık ile yemeye çalışın. Niye yemek hayatınızda bu kadar odak noktası onu düşünün. Acaba hayatınızdaki sizi üzen başka sorunlara eğilmemek için mi kendinize kilo gibi bir sorun yaratıyorsunuz? Dediğim gibi keşke tanışma fırsatımız olsaydı bunları çok daha derinlmesine konuşurduk. Ama lütfen kelepçeyi bir çözüm olarak görmeyin. Bütün çözümle içimizde saklıdır. Çok sevgilerimle...

    0 Beğen
  • filiz

    didem hn merhabalar 34 yasındayım bende kilolardan cok sıkıldım 2 kızım var biri 8 biri 18 aylık ama normalde de balık eti olan ben artık tartıya bile cıkmak ıstemıyorum 99 yılında diyetisyen desteğiyle 25-28 kilo kadar verip mutlu olmustum ama 2.dogumdan sonra artık yapamıyorum sezeryanlardan dolayı olusan gönek iyiden iyiye canımı sıkıyor diyet yapamaz hale geldım o fikir bile dahada iştahımın acılmasına sebeb oluyor birkac dıyetısyene daha gıttım ama malesef basaramadım 99 yılında gittiğim diyetisyen bende gizli şeker oldugunu tespit etmişti tahlillerden şimdi normal aclık sekerım 70-75 cıvarında evıme kosu bandı dahı aldım ama duzgun spor da yapamıyorum kızlar ev iş normal öğünlerimi bile yiyemezen gece bı anda kendımı aburcubur yerken buluyorum bana neler tavsıye edebilirsiniz zayıflama ilaçlarını kullanmadım ama diyetisyenlerde de hep aynı terane listeler son umudum sizsiniz

    0 Beğen
  • Didem Kanca Üstay

    Filiz hn, inanın sizi o kadar iyi anlıyorum ki... Ama sizin umudunuz ben de olmamalıyım. Sizin umudunuz sizin içinizde saklı. Ben ancak size onu bulmanızda yardımcı olabilirim. İsterseniz bana 0216-3833563'ten ulaşabilirsiniz. Çok sevgilerimle...

    0 Beğen
Yorum yapmak için oturum açın