İddaalı ve acımasız bir başlık oldu biliyorum, ama yaptığım birçok araştırmada ve Avrupalı bebeklerde gözlemlediğim çok önemli bir konu oldu. Şimdi bazılarınız eminim şöyle diyecek: “Ama benimki hakikaten yemiyor!” Ben de hemen arkasından şu soruyu yönelteceğim. Neden Avrupalı bebeklerin arkalarından anneleri kaşıkla koşmazlar? Zorla yedirmeye çalışmazlar? “Kuş uçtu, böcek geçti” derken yemekleri çocukların ağızlarına tıkmazlar? Onların çocukları sessiz sakin bebek sandalyelerinde oturup önlerindekini yerlerken, bizimkilerin önüne neden cep telefonu, iPad vb. dikkatini dağıtacak gereçler konur? Ve neden bazı çocuklar 4-5 yaşına gelmiş bile olsalar hala anneleri yedirir?

Bu durumun en önemli nedenlerinden birisi katı gıdaya geçiş zamanıdır. Annelerimiz katı gıdaya doğru zamanda geçmekte zorlanırlar. Birçok anneye emzirirken bebeğe süt vermek, sağlıklı sebze yemekleri yapmaktan daha kolay gelir. Bir de bebek o gün pişirilen sebzeyi diyelim ki sevmedi, anne bebeğini hemen göğsüne dayar emmesi için. Aynı zamanda yapılan tüm araştırmalarda geçiş döneminde sebzeleri ne kadar az blenderden geçirir ve ne kadar az püre halinde verirseniz bebek de katı gıdalara geçişi ve yemeklerin tatlarını ayırt etmeyi daha kolaylıkla öğrenecektir. Siz bu süreci uzattığınızda bebek de yemek konusunda tembelleşecek ve kolay yiyebileceği makarna, patates, ve türevi gıdaları tercih edecektir. Emziren ya da mama veren annenin bebeğine altıncı aydan itibaren katı gıdaları vermeye başlaması gerekirken, dokuzuncu ayında bile rahatını bozmamak adına emzirmeye devam edebiliyor. Tabii ki emzirmeye devam edecek ama sırf anne sütü ya da mama vermeye devam ederseniz, o çocuk diğer gıdaları yemekte zorlanacaktır.

Bir de kimi annelerin çocukları yeterli yese bile anneye göre hep az yiyordur. Bu, hem annede hem de çocukta çok büyük stres yaratır. Çünkü anne çocuğunun az yediğini düşündüğünden endişelenir ve sürekli yedirmeye çalışır. Çocuk da doyduğu halde kapasitesinin üzerinde yemek yemeye zorlandığından yemekten gittikçe soğur.

Bakın, üç çocuklu hiçbir bilimsel geçmişi olmayan bir annenin kitabında yer alanlar: “Yemekleri blenderden geçirerek verme dediler, ben ne yaptım? Diyorlar ki altı aylık bir bebek ağzının içinde ezilmiş yemeği gezdirebilir. Bizimkiler gezdiremediler. Öğürdüler, yediklerini çıkardılar. Zaten zor olan yemek yedirme işi bir de kusmuk temizleyerek daha da zor hale geldi. Blenderden geçirince gayet güzel yediler. Bir süre sonra hakikaten ağzında yemek döndürebilir hale gelince ezerek vermeye başladım. Bence önce bir ezerek vermeyi dene, baktın olmuyor çek blenderden gitsin. Bir sürü derdin var zaten, bir de onu mu düşüneceksin?” Ondan sonraki bölümün başlığı da zaten birazdan aşağıda gelecek “Yemeyen Çocuğa Zorla Yemek Yedirme Yöntemleri!” Ehh, sen çocuklarına blenderden geçir ver, bu kadar araştırmayı, doktorların söylediklerini kulak ardı et, ondan sonra da çocukların yemesin ve sen tecrübelerine dayanarak tavsiyeler ver! İnanın aklım hayalim almıyor. Konumuza geri dönecek olursak, bu anne gibi birçok anne yemeğe geçişlerde zorlanıyor ve zamanında katı gıdaya doğru bir şekilde geçemiyor. Bundan dolayı da çocuklarda yeme sorunu oluşabiliyor. Bir de diyor ya, “Kusmuk temizlemek zor geliyor, niye uğraşayım?” Avrupalı annelere bir bakın bakalım, o bebek her yere yemek saçarken, üstü başı batarken zerre kadar stres oluyor mu? Biz de çocukların üstü, etraf batmasın diye neredeyse evlenene kadar kaşıkla yediriyoruz! Sonra da mızmızlanıyoruz, “Benim çocuğum yemiyor!” diye. Doğru zamanda geçiş gıdalarını verirsek, bebeğin damak tadının ve yemek alışkanlığının gelişiminde çok olumlu etkilerini görmüş oluruz.

Yine dikkatinizi çok önemli başka bir konuya çekeceğim, siz hiçbir pedagog, psikiyatrist ya da çocuk doktorunun yemeyen çocuklar için “onları oyunla, zorla yedirin” gibi kitaplar, başlıklar altında yazılar, kitaplar yazdığını gördünüz mü? Demek ki çocukları yemeyen anneler bir yerlerde yanlışlar yapıyor ki çocukları yemiyor.

Ayrıca genlerin de yemeye etkisi vardır. Mesela kendisi de çocukken çok zayıf olan, az yiyen bir anne veya baba çocuğu aynı şekilde olduğunda bunu kabullenemez ve zorla yedirmeye çalışır. Siz kendinizi çocuğunuzun yerine koyun. Size birileri zorla yemek yedirmeye çalışsa, siz nasıl hissedersiniz? Yemeğe karşı tepkiniz ne olur? Karşınızda sizin bebeğiniz, sizin çocuğunuz da olsa birey duruyor ve siz bunu kabullenemiyorsunuz. Çocuğunuzun boyu uzadığı sürece sıkıntı yoktur. Kimi insanlar daha ince bir yapıya sahip olabilirler ve bu onlara zorla yedirmeniz anlamına gelmez. Bugün dar gelirli kesimde de, köylerde de yemeyen çocuk sendromuyla karşılaşmazsınız. Onların evlerinde pişen her yemek yenir. Hiçbir zaman “Oğlum, akşam nohut sevmedi, ben ona nohutlu browni (kek) yapayım” demezler!

Yoksa siz de “Ama benim çocuğum hakikaten yemiyor” diyen annelerden misiniz? O zaman şunlara dikkat ettiniz mi?

Yazının devamını ve çocukların nasıl beslenmesine dair daha detaylı bilgileri ve tavsiyeleri “YARIN DİYETE BAŞLIYORUM” adlı kitabımda bulabilirsiniz.

  • Henüz hiç yorum yok
Yorum yapın