Didem Kanca Üstay'ın 21/03/2017 tarihinde sözcü gazetesinde çıkan yazısı aşağıda yer almaktadır.

Beslenme konusunun ciddiye alınması gerektiğini ve bununla ilgili denetimlerin artırılması gerektiğini belirten Beslenme Uzmanı Didem Kanca Üstay ise şunları söyledi:

Normal şartlarda Türkiye’de tüm ürünlerde “sıfır GDO” kanunu var. Sadece hayvan yemlerinde % 0.9’u geçmeyecek şekilde mısır ve soyanın ithalatına izin veriliyor...
 

Bu durumda Adana’da ekmekte GDO çıkmasına neler neden olmuş olabilir?

1. İthalat sırasında ekmek katkı maddesi ülkeye girerken yüzde 100 analiz sıklığı atlanılıp gözden kaçmış olabilir ki bu çok ciddi bir sıkıntıdır. Birkaç sefer GDO’suz ürün girişi olduktan sonra diğer seferler yeterince sıkı kontroller olmamış olabilir. İthalatta yüzde 100 analiz sıklığı uygulandığı söylenirken, Bakanlık bu ürünlerden analiz için numune alırken eksiklik olmuş olabilir mi? Sonuçta GDO homojen şekilde her üründe olmuyor. Örneğin 10 ton gelen ürünün sadece bir yerinden mi örnek alındı ve yeterince çeşitli analiz yapılmadı mı?

2. Bu firmanın aynı zamanda yem firması da olabilir. Böylelikle yasal yolla GDO’lu ürün getirmiş ve ekmeğinde kullanmış olabilir. Bu durumda devletin hakikaten hayvanlar için gelen GDO’lu yemleri çok iyi takip etmesi gerekir.

3. Aynı tesiste farklı ürünler yapılırken bulaşma olmuş olabilir ki gönül bunun olmuş olmasını çok temenni eder.

Kısacası ülkemizde GDO’nun gıda kullanımı, üretimi ve ithalatı tamamen yasakken bu ekmeklerde GDO çıkmış olması inanılmaz rahatsız edici.

Bugün GDO ile ilgili fareler üzerinde yapılan birçok çalışma, arkasında ABD ‘nin bulunduğu Monsanto gibi büyük ve güçlü bir firma tarafından yok edilirken herkes GDO’nun kanıtlanmış zararı yok diyebilir.

Peki bu ekmeklerin içinde pestisit ve toksin olmadığını nereden biliyoruz? Sonuçta sadece GDO için analiz yapılmış. Ya ekmeklerin içinde daha başka zararlı kanserojen ürünler de kullanılıyorsa? Çünkü buradan yapılan analizlerin yetersiz olduğunu görüyoruz. Umarım en kısa zamanda devletimiz gerekli önlemleri alacak ve uyarıları yapacaktır. Halkımızın sağlığı herşeyin başında geliyor. Şimdiden Adana’daki halkımıza geçmiş olsun diyor ve bir daha bu tarz olaylarla karşılaşmamayı umut ediyorum.”

 
 
 
  • Henüz hiç yorum yok
Yorum yapın