Didem Kanca Üstay'ın 17/10/2019 tarihinde Sözcü gazetesinde çıkan yazısı aşağıda yer almaktadır.

Amerika'daki Atkins diyeti furyasının hemen akabinde Fransa'da bir benzeri olan Dukan diyeti başladı. Bunlar ve bunlara benzer diyetlerin çoğu protein ağırlıklı olup karbonhidratı diyetin ilk başlarında neredeyse tamamen keserler. Maalesef bu diyetlerle ilgili yapılan olumlu çalışmalar kısa vadeli çalışmalar olduğundan uzun vadede bu kişilere ne olduğunu bilmiyoruz.

Yüksek proteinli diyetlerde vücut karbonhidrattan gelen enerjiyi alamadığı için bir süre sonra vücuttaki yağ depolarından enerji sağlamaya çalışır. Bu duruma ketosis denir.

“GUT HASTALIĞINA DAVETİYE ÇIKARIYOR OLABİLİRSİNİZ”

2015'de Polonya'da 19-64 yaş arası Dukan diyeti uygulayan 51 kadınla yapılan bilimsel bir çalışmanın sonunda bu kadınların gereğinden fazla protein tükettikleri (özellikle hayvansal protein) ve karbonhidrat alımlarının çok düşük oldukları görülmüş. 8-10 haftanın sonunda ortalama 15 kilo kaybettikleri ama bununla birlikte vücuttaki vitamin-mineral dengesinin olumsuz yönde şaştığını tespit etmişler. Sonuç olarak da uzun vadede karaciğer, böbrek ve kalp rahatsızlıkları ile kemik erimesine yol açabileceği belirtilmiş. Eğer mide bulantısı ve kusma başlarsa hemen hastaneye gidilmesi gerekir.
İspanya'da Granada Üniversitesi'nde fareler üzerinde deney yapan bilim insanları yüksek proteinli diyetlerin sonucunda farelerde böbrek taşı ve böbrek rahatsızlıkları riskinin arttığını görmüşler. Kandaki ürik asit de yükseldiğinden “Gut Hastalığına” davetiye çıkarıyor olabilirsiniz.

EN SAĞLIKLI DİYET HANGİSİ?

Karbonhidratın sıfırlanmasıyla birlikte vücuda yeterince lif girmediğinden bağırsaklar da istenilen düzeyde çalışmayabilir.
Dukan diyetine benzer birçok diyet mevcuttur. Hatta sonra zamanlarda hepimizin duyduğu ketojenik diyet gibi diyetler de var. 3-5 senede bir yeni bir diyet moda oluyor ve zamanla bakıyorlar artık bu diyet ismi prim yapmıyor bu sefer isim değiştiriyorlar. Mesela Atkins diyeti sonra Dukan diyeti oldu, ardından ülkemizde Karatay diyeti diye geçti, en son ketojenik diyet dediler. Alkali diyet bir süre sonra çiğ beslenme (raw food) diyetine kaydı, raw diyetin adı daha sonra detoksa dönüştü. Ama her ne kadar popüler diyetler de çıkarsalar sonuçta tüm bilimsel çalışmalar aralarında en sağlıklı ve kalıcı olarak yapabilecek beslenme tarzının Akdeniz diyeti olduğunu vurguluyor. Zaten yüzyıllardır kültürlerin yeme özelliklerine bakarsak hepsinde karbonhidrat mevcut, ki anne sütünde bile var. Vücut mekanizmasında karbonhidrat, yağ ve proteine her daim ihtiyaç duyar. Bir tanesini tamamen elimine etmek ne sürekliliği olan bir uygulamadır ne de sağlıklı bir durumdur. Ancak bazı hastalıkların tedavisinde kısa süreli ve doktor kontrolünde yapılabilir.

 

https://www.sozcu.com.tr/2019/saglik/dukan-diyeti-zararli-mi-5395171/

 

Yorumlar

  • Henüz hiç yorum yok
Yorum yapmak için oturum açın