sayasa

  • 10 yaşında Ben Yapabildiysem!

    10 yaşındaki bir kız bunları yapabiliyorsa bence herkes yapabilir. Az da olsa zorlandım ama insan isteyince yapabiliyor. Didem ablayla tanıştığım için çok mutluyum. O tüm yaz boyunca benim manevi annem oldu. Hiçbir zaman benden bıkmadan benimle vakit geçirdi. Ben de onunla birlikte bunları yaptığım için çok ama çok mutluyum. Didem abla ve SAYASA ailesine herşey için çok teşekkür ederim.

    Hilal

  • Alev'in Kilo Verirken Duyduğu Mutluluk

    Didem ablayla ilk tanıştığımda, beni elimde bir kaşık nutellayla karanlık bir odada bırakmıştı, öncelikle anlam veremesem de, o kaşığın üstündekinin tadını çıkartarak keyifle yememi istedi ve odadan çıktı. Bir bakmışım, normalde düşünmeden mideme indirdiğim 1 kavanoz nutellanın, 1 kaşığı bile fazla tatlı gelmiş, elimde yarısıyla kala kalmıştım, ama bu nasıl olmuştu? Ben Didem ablayla sadece kilo vermedim, onunla harika, pozitif ve öğretici bir yolcukuğa çıktım. Bana bütün hayatım boyunca kullanabileceğim beslenme bilgilerinin dışında, gerçekten yemek yemenin bilinçle yapılması gerektiğini ee sağlıklı bir vücudun ne kadar önemli olduğunu öğretti.

    Herşeyden önce Tiroid hastası olduğumu Didem ablayla öğrendim. Şikayetlerimi onunla paylaştığımda öncelikle bir endokrinoloğa gitmemi daha sonra sonuçlarıma göre bir beslenme düzeni üstünde gideceğimizi söylediğinde şaşırmış olsam da, dediğini yaptım ve bunca zamandır hormonlarımın da birçok şeyi etkilediği gerçeğiyle yüzleştim. 

    SAYASA'ya her gelişim bir keyif bir mutluluk oluyordu. Sizi tartıya çıkartıp kötü hissettirmek yerine, korkuyla, baskıyla alışmaya duyduğumuz "1 kibrit kutusu" terimleri yerine, kendinizle barışmanızın yolunu gösteren harika bir insan vardı karşınızda. Didem ablanın 7/24 telefonla, "ben yedim, şimdi napıcam?" paniklerime verdiği tatlı cevaplar arada yoldan çıksam da bana doğru yönde bir ışık tuttu ki inanın benim için çok anlamlı. 

    Şu an spor yapıp, sağlıklı beslenmeme özen gösteriyorum ve bütün bunları kendi mutluluğum için yapıyorum. Didem abla gibi gözlerinin içi parlayan, etrafına ışık saçan harika biriyle tanıştığım için çok şanslıyım. Siz de diyetisyenden öte, size hayatınız boyunca doğru beslenmenin ve bu beslenmeyle mutluluğa kavuşmanın yolunu gösterecek birini arıyorsanız doğru yerdesiniz. Herşey için tekrar teşekkür ederim.

    Sevgiler,

    Alev Yakal

  • Canım Çekerse Yiyorum

    Şu "ay senin metabolizman çok hızlı çalışıyor, hiç kilo almıyorsun" dedikleri tiplerden değilim. Canımın çektiği gibi yesem 2 aya kalmaz hayalet Casper gibi yusyuvarlak olurum. Üniversite yıllarımdan beri de kilo almamak için mücadele ediyordum. Didem'in yardımını alıncaya kadar hiç "kilo almamanın bir mücadele olmaması gerektiğini" düşünmemiştim. Bana nasıl kilo vereceğimi anlatmadı aslında, kilo vermemi sağladı ve o kiloda nasıl kalabileceğimi anlattı. Bunu bir hayat tarzına nasıl dönüştürebileceğimi anlattı. Canım kadayıf çekerse yemeyi, ama aldığım gereksiz kalorileri ertesi gün nasıl dengelemem gerektiğini öğretti, ben de kilo kontrolü otomatiğe bağlandı. Bir gün ucunu kaçırırsam (ki haftada bir oluyor) ertesi gün çok dikkat ederek kilomu koruyorum, çok da kolay oldu benim için bu

    Turgut Kağıtçı

  • Diyet nedir?

    Peki sağlıklı diyet nedir?

    PAZARTESİ BAŞLAMADIĞIMIZ DİYETTİR. 
    Zihnimizde yarattığımız tüm yasakları ortadan kaldırıp, ACIKTIĞIMIZDA ruhumuzun ve vücudumuzun isteklerine göre seçimler yapıp, DOYANA kadar HİSSEDEREK yemektir.

    Hoşgeldiniz

    Sonbahar’da KİTABIM çıkıyor! Kendisinde veya yakınında kilo sorunu olan herkesin kendinden bir parça bulması ümidiyle yazdığım kitap umarım sizlerin hayatlarında MUHTEŞEM güzelliklerde değişiklikler yaratır.

    Diyetnedir.com da sadece yazılarımı ve daha güncel haberleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Fakat benim ve çalıştığım mekan SAYASA'dan daha detaylı bilgi edinebilirsiniz.

    Sevginin ışığı her zaman sizlerle olsun.
    Didem Kanca Üstay MS RD

  • Hayatım Boyunca Kilolarımla Savaşmıştım

    Hayatım boyunca kiloyla cebelleşmiş bir insanım, genetik, yeme alışkanlıkları, bozuk psikoloji, yaşanan travmalar ne derseniz hepsi mevcut ve kilo alımına müsait bir bünye. Bir gün bir arkadaşım vasıtasıyla Didem'e gittim, beklentim yoktu, çok geçmiştim o yollardan ancak arkadaşım hem ruhen hem fiziken çok farklıydı, şansımı denemek istedim. Bir gittim SAYASA'ya adeta bir cennet bahçesi, bir kere mekan pozitif, huzurlu ve çok keyifli geldi. Ardından Didem ile tanıştım ve daha ilk seansta beni kazandı. Ben hemen kilomu boyumu ölçüp elime kağıt tutuşturup 3 hafta bunu yap 4 kg ver, vermezsen şöyle şok diyet falan deyip sepetleyen ve benden ümidi olmayan diyetisyene alışığım, fakat Didem hiç üşenmedi oturdu benime uzun uzun konuştu, açıkca, sıkmadan, heyecanla ve kocaman bir gülümsemeyle. O heyecan ve pozitiflik bana geçti tabii. Artık her seansı iple çeker oldum çünkü Didem bir dost, bir psikolog, bir yoldaş gibi konuştu benimle. Bunun yanında verdiğim kilolarım da işin tuzu biberi oldu. 200gr bile versem beraber mutlu olduk. Bana köstek değil gerçekten destek oldu. Benim çok aklımda kalan bir laf etmişti, hayat dengeden ibarettir diye, bunu hep kullanırım, insan onca yükü niçin boşu boşuna taşır ve kendine eziyet eder derdi, at kurtul o yükten. Gerçekten de o yükten kurtulmanın verdiği mutluluk çok güzel bir duygu. İşin fiziksel boyutundan çok ruhsal boyutu çok daha önemli. İşte bu yüzden benim sadece fiziğimle değil içimle de uğraştığı için ben Didem'i başarılı buluyorum. Ruhsuz, sevgisiz, mutsuz bunu bir iş olarak düşünen insanlarla sıkıcı ve geçici çözüm sunan diyet listelerinden bıkan tüm arkadaşlara, bana değer veren, beni dinleyen, önüme değişik listeler koyan, hayatımı bu şekilde devam ettirebileceğim mantıklı bir yol gösteren  ve bana pozitif bir dünya sunan Didem'i ve SAYASA'yı şiddetle tavsiye ederim :) 

    Zeynep Akıncı

  • Kahve Severlere, Kafein Geni Bulunmuş!

    Kafeini gün içinde yiyecek ve içicekler ile birlikte sıkça tüketiyoruz. Kafeinin Dünya çapında bu kadar popüler olmasının sebeplerinin başlıcaları; insanın modunu yükseltmesiyle, uyanık kalmayı sağlaması.. gibi bir çok özelliğini sıralanabilir. Gün içinde kafeini en çok aldığımız besinlerin başında kahve geliyor.

    ‘Gün içinde kahve, çay ya da çikolata tüketiyor musunuz?’ ‘Evet’ seslerini duyar gibiyim.. Komşumuz çağırıyor sabah kahvesine, arkadaşımız çağırıyor iş çıkışında bir kahve içmek için.. Kahve bahane sohbet şahane değil mi? Aranızda çok kahve tüketenler var mı? Cevabınız ‘Evet’ olanlar, acaba 2 bardakla mı sınırlanmalı 3 bardak ile mi sınırlanmalı diye düşünenleriniz var ise gelin yazıyı okuyun! Bilim adamları kafein genini bulmuş.

    Kafein tüketiminin etkili olduğu bu genin (CYP1A2) kafein tüketiminin miktarına bağlı olarak, hipertansiyon, kalp krizi ve bebek düşüklerine neden olabilmektedir. Yapılan çalışmalarda CYP1A2 genini test ederek, kafeini yavaş ya da hızlı metabolize ettiğiniz anlaşılabiliyor. Kafeini yavaş metabolize eden bireylerin, kafeinin tüketiminden kaynaklanan sağlık risklerini arttırdığı görülmektedir. Bunun sebebi ise yavaş metabolize oluşu ile vücutta daha uzun süre kalmasından kaynaklanmakta olduğu belirtilmektedir.

    Yapılan başka bir çalışmada CYP1A2 geninde ki T alelinin C alelinin daha fazla olduğunda kahve tüketiminin daha fazla olduğu görülmüştür. Şimdi bunu bir örnekle açıklayacak olursam.. Dünya genelinde %10’luk bir kesimde T değişkenin varken, Avrupalılar da bu oran %25’tir. Peki Avrupalıların kahve tüketiminin kişi başına kahve tüketiminde lider olduğunu söylesem çok da şaşırmazsınız o zaman..

    Genler ve kahve tüketimi çalışmalarında incelenen başka bir noktaya dikkat çekmek istiyorum, o da ‘Kahvenin ne kadarını tolere edebiliyoruz?’ sorusuna cevap olabilir. Kimi insana bir kahve bile fazla gelirken kimisine 3 kahve yetmemektedir. Bunu genlerimiz de inceleyen bilim adamları günlük içtiğimiz kahve miktarını arttırdıkça tolerasyon düzeyimizinde arttığını belirtmişlerdir. Ne kadar çok içersek zamanla o kadarını tolere edebiliyormuşuz.

    Kısacası kimseyi kalıplara koymamak gerekli, hepimiz tek ve özel olarak yaratılmışız. Hepimizin genetik kodu farklı.. Ben kahve cidden sevmiyorum ve bir bardak bana yetiyor kimi zaman bitiremiyorum bile.. Kimi insan da çok seviyor günde bir çok kez içiyor. Beslenme tarzı kişiye özeldir kalıplara sokmamak gerektiğini düşünüyorum. Didem Hocamın da sıkça bahsettiği gibi kişinin kendini tanıması ve ona neyin yarayıp yaramadığını anlaması için yediklerinin ‘farkına varması’ gereklidir.

    Yazımın sonunda gün içinde tükettiğimiz bir fincan ‘Türk Kahvesi’nin besin değerlerini eklemek istedim. Merak edenlere..

    1 fincan şekersiz Türk kahvesi; *6 kkal enerji  *4 mg magnezyum *4 mg fosfor*35 mg potasyum *1 gram lif  *0.2 gram karbonhidrat *0.5 gram protein içermektedir.

     

     

  • Kilo Verip Orada Tutmak Hep Hayaldi

    Kendimi bildim bileli hep daha zayıf olma çabasında oldum. Hani çevrenizdekilerin "Aman canım neren kilolu sen de saçmalıyorsun, balık etisin sen" dediği bir görünüm. Ama mutlu olmadığımdan birçok diyetisyene gittim. Vermem gereken hep 4-5 kilo vardı, vermesine veriyordum ama sonrasında da hemen alıyordum. Doğum sonrası bu kilo beni daha da rahatsız etmeye başladı. Bir gün arabayla geçerken SAYASA'yı gördüm, merak edip içeriye girdim. Muhteşem huzurlu, tertemiz bir mekan... Işıl ışıl parlayan, güler yüzlü, hayat dolu, güven veren bir kadınla karşılaştım... Ertesi hafta hemen programa başladık. Zayıflama programı demeyeceğim, beslenme alışkanlıklarını değiştirme programıydı bu. Didem daha önce hiç alışık olmadığım bir yaklaşımla başladı olaya. Uzun vakit ayırarak sadece beslenme alışkanlıklarımı değil, hayatımla ilgili de konuştu benimle... Bitmeyen mide ve baş ağrılarımı da konuştuk. Mutsuzluklarımı da...

    Bana çiğ sebze dokunuyor dediğimde, "Tamam o zaman yemek zorunda değilsin, vücudunu dinle" dedi. Akşamüstü 2 galetan var dediğinde, "Didem ne olur kepekli tost ver beni çok mutlu ediyor" dedim, tamam dedi. Benim canım bugün çikolata istiyor dediğimde "Ben de dün tüm gün sadece çikolata yedim, ama bugün çok çok dikkat ediyorum," dedi. Didem'in programında  "Yasak" yoktu. Kilo vermeni engelleyen birşey mi yedin? Hemen dengele... Ya da onu yerken gözünü kapa, zevkini çıkart, zaten daha fazla yemek istemeyeceksin... Ve sonuçta çaktırmadan, inatlaşmadan vermek istediğim kiloyu verdim. SAYASA'da yoga ve pilates derslerine de katıldım. Didem diyetisyen kimliği altında çok fazla alt kimlik taşıyor. O aynı zamanda bir psikolog, bir yaşam koçu. Herkesin hayatında olması gereken biri... Herşey için teşekkürler Didem'ciğim. 

    Pınar Korkmaz

  • L.... Kilo Verme Yolunda İlerlerken

    Ben 17 yaşımdan beri fazla kilolarım ile uğraşıyorum. O tarihte fazla kilom sadece 5 kilo idi. Yıl 1977 diyet sektörü bu kadar gelişmemişti. Büyük bir üniversite hastanesinde doktorun yönlendirdiği uzman bir diyetisyen eşliğinde bir ay içinde bu kiloyu verdim. Ancak esas sorun benim için yeni başlamıştı. Çünkü hiçbir zaman sıfır beden değildim ve vücut yapım ve genlerim buna müsait değildi. Gençlik yıllarımda hep balık etli hatta bazılarına göre şişman bir kızdım. Sosyal çevremde herkes yüzümün ne kadar güzel olduğunu ama biraz kilo vermem gerektiğini söylüyordu. Ben de 35 yaşıma kadar daha fazla kilo vermek ya da kilomu muhafaza etmek için büyük mücadele verdim. Haftada birkaç gün iş çıkışı spora da gitmeye başlamıştım. Bir çok diyet yaptım, hatta açlık diyetine (buna diyet denmez ama) bile girdim ama asla toplumun değer yargılarına göre istenilen zayıflıkta olamadım. Toplumun üzerinde yarattığı baskı ile o yıllarda hayatı kendime zehir ettim. Şimdi geriye baktığımda bütün bunların yanlışlığını ve gereksizliğini görebiliyorum.

    Daha sonra 2001 yılında özel hayatımda yaşadığım tramva niteliğinde iki olay nedeniyle kilo almaya başladım. Bir zaman sonra fazla kilolarım maalesef 20 kiloya vardı. Üzüntülerim nedeniyle sporu bırakmıştım ve yemek düzenim tamamen bozulmuştu. Ayrıca üzüldükçe karbonhidratlı gıdalara yönelmeye başlamıştım. Bu süreç 8-9 yıl sürdü. Bu arada gitmediğim diyetisyen ve uygulamadığım diyet kalmadı diyebilirim fakat kilo vermem çok yavaşlamıştı. 3-4 ayda zorla 5 kilo verebiliyordum. Dolayısıyla moralim bozuluyor ve diyeti bırakıyor sonra yeniden başlıyordum. Müthiş bir kısır döngüye girmiştim. Bu beni ruhen çok etkiledi. Ayrıca diyet yaparken sosyal hayattan da kopmaya başlamıştım. Arkadaşlarımla dışarı çıkamıyordum çünkü elimde listeler vardı, birçok şeyi yemem ve içmem yasaktı. Bu yıllarda tiroidimde de sorun çıktığını öğrendim. Önce haşimato sonra da hipotiroid oldum. Ama ben gene diyetlere devam ediyor kah alıp kah veriyordum. Birkaç yıl önce başka sağlık sorunlarım da ortaya çıktı ve ben 50 yaşına gelmiştim. Gittiğim tüm doktorlar sağlık nedeniyle kilo vermem gerektiğini söylüyorlardı. Kendi kendşme son bir kez bir diyetisyene gitmeye karar verdim ve bir arkadaşımın çok memnun kaldığı diyetisyen Didem Kanca Üstay'a gitmeye karar verdim. Didem Hanım'ın merkezi SAYASA ile tanıştım. Didem hanım diğer diyetisyenlere hiç benzemiyordu. Bana listeler ve kibrit kutusu ölçüleri dayatmadı. Bana daha önce kimsenin söylemediği birşey öğretti, "vücudumun isteklerini dinlemeyi ve daha birçok şeyle birlikte bunun benim için bir yaşam biçimi olmasını sağladı. Bu dönemde 6 kilo verdim. Sonra diyete ara vermek istedim. Koruma programına geçerek SAYASA'da pilates çalışmaya başladım. Pilatesin de insanın kas sistemi için inanılmaz faydalı olduğunu gördüm. Halen pilatese devam ediyorum, yaşadığım sürede de devam etmek istiyorum. Didem hanım ile verdiğim kiloyu korudum. Sonra birkaç kilo daha verdim. Şimdilerde son kalan fazlalıklarımı da vermek üzere 1 aydır diyet yapıyorum. Vermeye başladım. Nisan ayında istediğim kiloya düşeceğime inanıyorum. Bu yolda SAYASA ve Didem hanım bana desteklerini hiç esirgemiyorlar. Hepinize sonsuz teşekkürler. 

    Kilo problemiyle uğraşmak gerçekten çok zor birşey. Yaşamayanların bunu kolay kolay anlayabileceğini düşünmüyorum. Ayrıca toplumun dayatmaları da biz şişman insanların ruh sağlığını gerçekten çok olumsuz yönde etkiliyor. Suçluluk duygusu ve komplekslere kapılmamıza sebep oluyor. Bu yok zor ama artık başarılabilir diye düşünüyorum. Herkese sevgiler.

  • Mutluluk Dolu Bir Başarı Hikayesi Daha

    Hiçbir zaman zayıf olmadım. Yaşım ilerledikçe kilom da paralel olarak artıyordu. Bu konuda herkes gibi ben de mutlu değildim. Her tartıya çıktığımda diğer zayıflamak isteyenler gibi ertesi gün diyete başlamaya karar veriyordum. Sadece teoride kalıyordu. Yaşım 50 olduğunda kilom 102 oldu. Ailem artık buna bir dur demem gerektiğini söylediğinde yapacağımı diyete başlayacağımı söylüyor ama bu süreci bir türlü başlatamıyordum. Bir gün görümcem telefon etti. "Salı akşamı saat 19:00'da Didem Hanım'a randevu aldım." dedi. Görüşme günümün ertesi günü Ramazan ayı başlıyordu. Ben yanlış bir zamanlama olduğu konusunda ısrar ettim. Ama tabii ki beni dinlemedi. SAYASA'ya gitme nedenim görümcemi mahçup etmemek, onu kırmamaktı. SAYASA'nın kapısından içeri girdiğimde kendimi bir kliniğe gelmiş gibi değil de bir arkadaşımı ziyarete gelmiş gibi hissettim. Ortam çok samimi ve sıcacıktı. Görüşme saati Didem hanım beni kapıda karşıladı. Öyle samimi öyle zarif öyle sıcak bir karşılama idi ki sanki ilk defa değil de yıllardır tanışıyormuşuz gibi hissettim. Oturduk, karşılıklı iki arkadaş tadında sohbet etmeye başladık. Ben ne zaman diyet konusuna geleceğiz liste nasıl olacak diye bekliyorum. Zaman geçti ama ne liste ne yasak. Sadece kendime ait beslenme alışkanlıklarımı bir de farkındalık nedir biliyor musunuz diye sordu. Bilmediğimi söylediğimde küçük bir uygulama bir test yaptı. Ve 2 saate yakın sohbetimizin içinde diyet kelimesinin hiç geçmediğini fark ettim. Görüşmemiz bittiğinde yasaksız, listesiz bir süreci başlattı. Sadece ne yersek yiyelim farkında olarak tadına vararak. Ben 2 yıl sürecinde Didem Hanım'ın bana önerdiği farkındalık ilkesini esas alarak 30 kilo verdim. Bu sürede kendimi hiç diyet yapıyor gibi hissetmedim. Herşeyi yiyebiliyordum ama farkında olarak. SAYASA ve Didem hanım bana 20 yılımı geri verdi. İyi ki de hayatımda varsınız Didem Üstay. 

  • Neden SAYASA?!

    Didem ablayla yollarımız çok ilginç bir şekilde kesişti. Ona çok rahat bir şekilde abla diyebiliyorum çünkü gerçekten ablam gibi oldu. Benim için bir diyetisyenden çok daha fazla şey ifade ediyor. Beni en çok etkileyen şeyi Didem ablanın hayat hikayesi olmuştu, herşeyiyle yaşadıklarıma çok benziyordu. Hem hayatta ne yapmak istediğini bilemeyişi, bunu arama çabası, hem de yaşadığı kilo problemleri. Ben de onun gibiydim, okuduğu bölümün aslında yapmak istemediği bir meslek olduğunu anlayan bir yandan da kilolarıyla uğraşan biriydim. Bu kadar çok ortak nokta varken bu  insanla tanışmalıyım dedim ve bir gün SAYASA'yı arayarak randevu almaya karar verip Ankara'dan İstanbul'a gittim. Benim hikayem aslında Didem ablayla tanışmadan önce başlamıştı, blumia nevroza öyküsü olan, herşeyi dış güzellik olarak gören genç kızların başına gelen tipik öyküm vardı. Önce kendime bile blumia olduğumu itiraf edemediğim dönemler, annemin kusma nöbetlerimi görerek blumia olduğumu anlaması ve bir uzmandan yardım almam gerektiğine karar verişimiz. Önce bir yıl kadar Ankara'da tedavi gördüm çünkü tüm sistemlerim çökmek üzereydi, vücudumun toparlandığını hissediyordum ama asıl sorun ruhum, aklım hala kusmak istiyordu çünkü yediğim herşey çokmuş, herşey çok tehlikeliymiş gibi geliyordu gözüme. 

    Didem abla belki benim ilk tedavi sürecimde yoktu ama benim hastalığımı sonlandıran muhteşem insandır. Görüşmemizin ilk dakikalarında önüme bir nutella kutusu ve bir kaşık koydu, benden gözlerimş kapatarak çikolatanın tadını hissederek yememi istedi ve ben o kaşığı bitiremedim. O gün anladım önemli olan yediğim şeyi hissederek yemekti, o gün bitiremediğim bir kaşık nutella belki karnımı doyurmadı, belki gözlerim açık yeseydim o kavanozu bile bitirebilirdim ama ruhum o tada doymuştu ve daha fazlasını istemedi.

    Didem abla farklıydı çünkü asla bana kaşık, kibrit kutusu vs sınırlaması getirmedi. Tek ve en önemli kural DOYMAKTI, önce ruhumu dinleyip ne istediğini bilmek ve doydum sinyaline kulak vermekti. Eee tabii bir de yerken yemeği hissederek zevk alarak yemeyi unutmamaktı. Şimdi hem ruhum hem vücudum tamamen blumiadan arındı. Ve ben bu arınmanın yanında bir de Didem Abla gibi harika bir insanı kazandım. Kilolarımla nasıl başedeceğimi öğretn, hayatta hangi mesleği yapmak istediğimi bulmama yardım eden, başım her sıkıştığında bana yol gösteren ve bunu bıkmadan usanmadan yapan canım ablam Didem Ablaya sonsuz teşekkürler. Biliyorum ki sen olmasan bu kadar kısa sürede başaramazdım.

  • Pilates ile İnceldim!

    39 yaşımda 2. bebeğimi doğurduğumda ilk bebeğimi doğurduğum 21 yaşımdaki gibi kolaylıkla eski vücuduma döneceğimi sanırım hayal ettim. Hayatım boyunca hiç kilo problemi yaşamamış ve hep 38 beden Zara pantolonların içine kolaylıkla girmiş olan ben, doğumdan sonra geçen yoğun çalışma hayatı ile halen doğum kilolarımdan kurtulamamıştım. Ha bu yıl bu kilolardan kurtulacağım ha yeni yılda derken, bebeğim büyüdü 8 yaşına geldi ama ben eski halime yaklaşamadım bile. Hayatımda diyet yapmamış bir kişi olarak diyet yapmak bana göre değildi. Ama her zaman spor yapmayı sevmişimdir. Eee dedim hiçbir şey için geç değil, bu kadar adını duyduğum pilatese başlayayım, bir deneyeyim bakalım gerçekten işe yarayacak mı? 

    Yaklaşık 5 aydır SAYASA'nın muhteşem pilates öğretmenleri ile haftada 2 gün pilates yapıyorum ve sonucun harika olduğunu çok uzun zamandır unutmuş olduğum hemcinslerimin bakışlarından anlıyorum. Bunu hissetmek çok güzel. Sömestr tatilinde kızımın yanına Montreal'e gittik ve gururla söyleyebilirim ki yeni tanıştığım tüm arkadaşları anne değil ancak ablası olabileceğimi söylediler. Kızım Doğa'nın benim bedenim ile tekrar gurur duyduğunu gözlerinde görmek çok güzeldi. Öncelikle sevgili Didem'e sonra tüm ekibine çok teşekkür ediyorum. 

    Keystone International Schools founder (kurucusu) Sema Sever

  • Pilatesi Seviyorum

    1 yıldır SAYASA'da pilates derslerine devam ediyorum. Şimdiye kadar çeşitli spor kulüplerine gittim. Ancak bir süre devam ettikten sonra bir takım bahaneler bulup aksatmaya, gitmemeye başlıyordum. SAYASA'da Didem ve Nil hocamın ilgisi, desteği ile derslerimi aksatmıyorum. Kendimi gayet enerjik ve fit hissediyorum. TEŞEKKÜRLER, ilginize, desteğinize...

    Aşkın Savaş

  • Ruhum Mutlu

    SAYASA'nın da Didem'in de enerjisi bambaşka. Bugüne kadar bir sürü diyetisyene gitmiş olan biri olarak ilk belirtmem gereken şey oraya hiç strese girmeden, bir terapiye gidiyor gibi büyük bir heves ile gidiyorsunuz. Diyelim ki o hafta kilo veremediniz hiç sorun değil bunun nedenlerini birlikte konuşarak ortaya çıkarırken SAYASA'dan yine neşe ile çıkıyorsunuz. Bir sonraki hafta inanın vermiş oluyorsunuz, SAYASA'da Didem ile kilo verme kafanızda bir savaş olmaktan çıkıyor, yeme alışkanlıklarınızı dengelemeyi öğrenirken adeta bu dengelemenin bütün ruhunuza ve hayatınıza yansıdığını görüyorsunuz ve güzel şeyler birbirini takip ediyor. İyi ki varsin Didem, teşekkürler.

    Merve Öngören

  • SAYASA'da Neler Oluyor?

    Didem Kanca Üstay ve SAYASA sadece kilo kontrolü ve sağlıklı yaşam için değil, hayata bakış açınızı değiştirmek için tanışmanız gereken kişi ve gitmeniz gereken mekan. Benim için mutluluğun ve huzurun adresi.

    Ebru Atılgan