obezite cerrahisi

  • Bariatrik Cerrahi (Mide Küçültme) Ameliyatı

     

    New York’ta klinik beslenme okuduğum yıllarda St. Luke’s Roosevelt Hastanesi Bariatrik Cerrahi bölümünün yönetici diyetisyeni Toni Bongiardina Colarusso’nun yanında çalışma imkanım olduğundan bu ameliyatla ilgili de sadece okuduklarımdan değil gözlemlerimden kaynaklanan çok etkili tecrübelerim oldu. Hatta bir ameliyata girip izlememe de izin verdiler. Hani kitaplarda yağlar kare kare, katman katman çizilip gösterilir ya, hakikaten öyleymiş. Ameliyatına girdiğim kadın 180 kilo civarındaydı. Ameliyatı yapabilmek için karın bölgesinin alt kısmını kestiler ve yağlar çok ağır olup aşağıya sarktığından sağlam çelik çubuklarla yukarı doğru astılar. Ameliyat sonrası kadın sürekli karnının alt kısmının ağrıdığından şikayetçiydi. Bunun nedeni ameliyat değil, o yağların mecburen çok sıkı bir şekilde asılmasıydı. Gerçi şimdi teknoloji çok gelişti ve bariatrik ameliyatların çoğu laparoskopik yöntemle yapılıyor.

    Genelde benim orada çalıştığım süre içinde ameliyatta bir komplikasyon yaşanmadı, fakat daha sonra çok sıkıntı yaşayan hastaları gördüm. En önemlisi bu kişiler çok yemeye alışık olduklarından ameliyatta birden sadece yumurta büyüklüğüne getirilen midenin aldığı kadar yemek onlara çok zor geliyordu. Aynı anda sıvı ve gıdayı tüketemiyorlardı. Eğer bir çay bardağı kadar su içiyorlarsa, ilk önce bunun mideyi terk etmesini beklemek zorundaydılar. Ondan sonra yine sadece bir yumurtanın alabileceği kadar besin yiyebiliyorlardı. Zihin ve mide senkronize hareket edemediğinden eskisi kadar çok yemeye çalışıp mideleri almayınca kusuyorlardı. Özellikle ameliyat sonrası cerrahların en istemediği şeylerden birisi de tam iyileşmeden hastaların kusmasıydı. Bu süreç iyileşmeyi daha da zorlaştırıyordu. Sürekli kusan hastalarda bu sefer reflü, gastrit gibi mide rahatsızlıkları da boy gösteriyordu. Hele aşırı alkol veya tatlı tüketen kişilerde öncelik alkole ya da tatlı gıdalara verildiğinden, hiçbir şekilde yeteri besin alamıyorlardı. 

    Psikolojik olarak eskisi kadar çok yiyemeyen hastalar bu sefer depresyona giriyor, hayata küsüyorlardı. Zaten çalıştığım hastanede beslenme ve diyetetik, psikiyatri ve cerrahi bölümündekiler ekip olarak çalışıyorlardı. Bu, kesinlikle bir ekip işidir. Sakın ameliyat olup “ohh bitti, artık zayıflayabilirim, kimseye ihtiyacım yok” demeyin. Esas iş ameliyat sonrası başlıyor. Diyetisyen kadar psikiyatrinizi de ihmal etmeyin. Bedelini çok ağır ödeyebilirsiniz.

    Bazı kişiler ise kilo verdikçe daha da havaya girip bu sefer anoreksiya, bulimia gibi yeme bozuklukları yolunda ilerleyebiliyorlar. Mide ufaltma ameliyatlarında beslenme için gerekli olanları yazmayacağım, çünkü özellikle bu alanda uzmanlaşmış diyetisyenler görmeniz yüzde yüz şarttır. Bir yerden okuduklarınızla sakın yola çıkmayın. Uzman kişilerle çalışın. Mide ufak olduğundan alınan besinler çok kısıtlıdır. Bundan dolayı besin kalitesi ve ne zamanlar yenildiği inanılmaz önemlidir. Çok kısa sürede çok fazla kilo kaybından dolayı kalbe aşırı yük binebilir. İleride yetersiz beslenmeden dolayı kaslarda ve kemiklerde rahatsızlıklar ortaya çıkabilir.

    Böyle bir ameliyatı ancak morbid (ölümcül) obez olanlar düşünmelidirler. Ben, zamanında kilolu olan annem için çok düşünmüştüm. Ama gelen hastaları gördüğüm zaman tamamen bu fikrimden vazgeçmiştim.

    Bence ameliyata girmek isteyenler muhakkak en az üç ay bir diyetisyen kontrolünde sıkı bir diyet yapmalılar ki ameliyat sonrasındaki düzene daha rahat adapte olabilsinler. Bir gece önceden lahmacun üzerine iskender kebap ve ardından künefe yiyen bir kişi için hakikaten ameliyat sonrası çok travmatik olabilir, ki böyle olanları da gördüm. Ameliyat olmanıza sadece cerrahınız karar vermesin. Muhakkak ameliyat öncesi bu alanda uzman diyetisyen ve psikiyatristle de görüşün. Lütfen yeme bozuklukluklarınızı da saklamayın, çünkü bunun bedelini ameliyat sonrasında çok ağır ölüme kadar giden bir bedelle ödeyebilirsiniz. 

    Son olarak ameliyat sonrası çok hızlı şekilde kilo kaybedenlerin vücutlarında inanılmaz bir sarkma oluşabiliyor. Bundan dolayı ameliyattan sonra en kısa zamanda düzenli olarak spora başlamanızı da önemle tavsiye ederim. Diğer türlü sarkan deriler için de ayrı bir ameliyat gerektiği gibi vücudunuzda oluşan tüm estetik deformasyonu ameliyatlarla da toparlama şansınız olmayabilir. Benden söylemesi Fakat ameliyat sonrası ufalan midenize kaliteli ve besin değeri yüksek gıdalar almazsanız bu sefer de spor için hiç enerjiniz kalmayabilir ki çok gözlemlemiş olduğum bir durumdur. Kişi canı çekiyor diye çikolata yiyor, bu sefer boş kalori aldığından mide doluyor ama örneğin bir yumurtadan alacağı yüksek besin değerinin hiçbirini almamış oluyor. Hücreler de beslenemediğinden aç kalıyorlar. Aynı şekilde hızlı kilo kaybından dolayı vücutta ister istemez yüksek oranda kas kaybı da gerçekleşiyor. Bundan dolayı ameliyat sonrası doğru ve sağlıklı beslenme işin en önemli kısmı! Esas iş ameliyattan sonra başlıyor… 

    Hiçbir şey göründüğü gibi değildir!

    Sağlıklı Beslenme ile ilgili daha detaylı ve bilgilendirici makaleleri “Yarın Diyete Başlıyorum” adlı kitabımda bulabilirsiniz. 

  • Obezite

    CNNTürk'te “Gündem Özel” adlı Deniz Bayramoğlu’nun sunduğu programda Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Oytun Erbaş, Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Türkçapar, Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yavuz Yörükoğlu, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Gürkan Kubilay, Kalp ve İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat Kınıkoğlu ve Karboksipunktur Tedavisi Uzmanı Dr. Fevzi Özgönül ile obezitenin sebepleri, obezite cerrahisi ve beslenme üzerine çeşitli konular canlı yayında tartışıldı.

    Programda ele alınan konular özetle:

    1. Sabahları kahvaltı etmek şart mı?

    2. Obezite bulaşıcı bir hastalık mı?

    3. Bariyatrik cerrahi (mide ufaltma) obezite için bir çözüm mü?

    4. Ara öğün tüketmemiz şart mı?    

    5. Bebeklikten doğru beslenme ile obezitenin önüne geçebilir miyiz?

    6. İnsülin direnci obeziteyi tetikliyor mu?