kaya tuzu

  • Hangi Tuz Daha Sağlıklı?

    Hangi tuz doğru tuz? Neden Himalaya tuzu, kaya tuzu çok popüler oldu? Sofra tuzuyla diğer “ÖZEL” tuzlar arasında fiyat olarak da dünya kadar fark var. Peki bu sadece kapitalist dünyanın bizlerden faydalanmak için yarattığı bir algı  ve tuzak olabilir mi? Rafine tuz (sofra tuzu) kullanmaktan insanlar neden uzak duruyorlar? gibi bir çok sorunun yanıtını yazının devamında bulabilirsiniz. “Son günlerin en popüler konularından da birisi TUZ; rafine tuzla diğer tuzları karşılaştır bakalım. Sana bir ev ödevi daha” dedi Didem Hocam ve hemen araştırmalarıma başladım 

    Yalnız şunu da belirtmeden geçemeyeceğim, ben araştırma derken sadece internet bilgilerini okumuyorum. Araştırdığım konularla ilgili sıkı bilimsel/klinik çalışmalar arayışına girdiğim gibi beslenme alt yapımla birlikte bilgilerimi sentez ediyorum. Günümüzde maalesef her okuduğu habere inanan ya da sorgulamayan kişilerden dolayı sosyal medyada ve internette bilgi kirliliği inanılmaz boyutlara ulaşmıştır.   

    Peki hangi tuz?

    Kaya ve deniz tuzunun fazla tüketimi de insan vücuduna aynı oranda tüketilen rafine tuzun verdiği kadar zarar vermektedir! 

    Çoğu kişi kaya tuzunun, rafine tuza (sofra tuzu) göre daha “doğal” ve daha “yüksek mineral”li olduğunu sanmaktadır. Tabii ki de tüm bu ‘havalı’ tuzların da içeriği rafine tuz gibi sodyum ve klor birleşimidir. Ayrıca yapılan çalışmalar kaya tuzunun sodyum ve klor içeriğinin normal tuza göre daha fazla olduğunu ortaya koymaktadır. Ve buna ek olarak kaya tuzu kristal görünüşüyle ve daha az tuzlu tat vermesiyle daha fazla kullanıma neden olmaktadır. Unutmayınız ki, fazla tuz tüketimi hipertansiyon, felç ve kalp hastalıkları ile ilişkilidir. Otoriteler bireylerin günlük 1 gram tuz tüketimini azaltması ile felç ve kalp krizinden meydana gelen 6 000 ölümün önüne geçilebileceğinden bahsetmektedir. 

    Bizim ülkemizde günlük 15 gram tuz tüketimi ile oldukça tehlikeli alarm çanları çalmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre günlük tuz tüketimi 5-6 gram olarak belirtilmektedir. 

    Sofra tuzu diye marketlerden aldığımız rafine tuz da, rafine edilmesi sırasında mineral kayıplarına uğramaktadır. Fakat rafine tuzunun en önemli özelliği İYOT ile zenginleştirilmesidir. Bunların yanı sıra halk arasında doğal tuz diye adlandırılan kaya tuzu düşünüldüğü gibi bir mineral kaynağı değildir. Gerçekten tuzun içindeki mineralden faydalanmak için oldukça büyük miktarlar tüketilmesi gerekmektedir. 

    Rafine tuzlar iyot ile zenginleştirilmektedir fakat tuz, iyot kayıplarına da uğramaktadır.

    -Üretim ve paketleme kısmında ortalama%20 iyotunu kaybetmektedir.

    -Pişirme sırasında ortalama %20 iyot kaybına uğramaktadır.

    -Güneş ışığına maruziyet iyot kaybına yol açmaktadır. 

    Tüm bu nedenlerden dolayı saklama koşulları da oldukça önemlidir.

    Şimdi de neden iyot bu kadar önemli bir mineral ondan bahsetmek istiyorum. Bu sayede devlet politikası olarak tuzların neden iyot ile zenginleştirildiği daha anlaşılır bir hale gelecektir diye düşünüyorum.

    Şekli nedeniyle ‘Hayat Ağacı’ olarak adlandırılan tiroid bezi vücudumuz için oldukça önemli bir organımızdır. Didem Hocam’ın da hep söylediği gibi “ana şalter”dir. Tiroidlerde sıkıntı demek ana şalterin inik olduğu ve vücuttaki diğer tüm sistemin etkilenmesi demektir. Vücudumuzda bazal metabolik hızının ve vücut sıcaklığının artışından, karbonhidrat, yağ ve proteinlerin metabolizmasından tutun da hormonların üretimine kadar daha birçok önemli mekanizmadan sorumludur.

    İyot, tiroid bezinin T3 ve T4 dediğimiz hormonlarının oluşumunun önemli bir parçasıdır. İyot içeriği zengin olan besinlerin başında deniz ürünleri, sebzeler ve süt ve süt ürünleri gelmektedir. Fakat  çoğu yiyecek ve içecekte iyot içeriği oldukça azdır. Bu yüzden Dünya’da insanların çok kullandığı besinlerde (ekmek, tuz..) zenginleştirilmeye gidilmiştir. Dünya’daki tuzların %70’ine iyot takviyesi yapılmaktadır. Bu sayede iyot eksikliğine bağlı hastalıkların görülme sıklığıda azaltılmıştır.  

    Hamilelik ve emzirme dönemlerinde iyot ihtiyacı artmaktadır. Ayrıca yenidoğan bebekler, çocukluk ve yetişkinlik dönemindeki bireylere göre iyot eksikliğine karşı daha  hassastır. İyot ile zenginleştirilme bu dönemlerde daha önemli hale gelmektedir. 

    Bu kritik dönemlerde iyot eksikliği görülen bireylerde;

    *Anne karınında yaşanan iyot eksikliğinde geri dönüşümsüz zeka gerilikleri veya beyin hasarları görülebilmektedir.

    *Bebekler, anne karnında ve sonrasında, kronik orta veya şiddetli iyot eksikliği ile karşılaştığında yaklaşık 12-13,5 puan IQ’larında azalma görülmektedir. 

    *İyot eksikliği hipotiroide yol açmaktadır. 

    *Guatr rahatsızlığı genellikle iyot eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Yapılan çalışmalarda bireylerin diyetlerine iyot eklendiğinde olumlu sonuçlar alınmaktadır.

    DİKKAT! 

    Graves Hastalığı, Hashimoto Tiroidi ve sıcak nodülü olan bireylerin tuzlarını mutlaka İYOTSUZ kullanması gerekmektedir.

    Tiroid türüne göre iyot ihtiyaçları değişmektedir. İyot seviyelerinizi muhakkak kan tahlili yaptırarak takip edin ve muhakkak doktorunuza danışın. Sonuçta sizin tiroid hastalığınızı en iyi doktorunuz bilecektir. Sakın ezbere bir yerlerde okuduğunuz bilgilere dayanarak iyotu tamamen kesme ya da beslenmenize ekleme yoluna gitmeyin