proteintozu

  • Protein Tozları

    Yaşıtlarımda ve çevremde sıkça görüyorum, kaslı erkekler ve bu duruma hayran olan kızlar.. Açıkçası bana bu durum da bir akım gibi geliyor. Sosyal medya hesaplarında kaslı erkekler binlerce beğeni alıyor. Kaslı vücut modası kızlarda da var tabii ki de ve açıkçası bu durum bana daha da olağan dışı geliyor. Kaslı bir vücuda sahip olmak, bir iki hafta ya da bir kaç ayda olabilecek bir durum değildir.  Sağlıklı yollarla kaslı bir vücuda ulaşmak için yıllarınızı harcamanız gerekmektedir. Zaman, emek ve süreklilik gereklidir. Günümüz teknolojisinin bize getirdikleri ile  her durumda olduğu gibi, görsel olarak da pat diye kaslarımız çıksın, birden fit bir vücudumuz olsun istiyoruz. Ne kadar çabuk gelirse o kadar da çabuk gidecektir… Hem bana sorarsanız aşırı kaslı vücutlar olağan durumun dışına çıkılmış bir durum.
    Hızlı bir şekilde kaslı vücuda sahip olmak için ilk başvurulan durumlardan birisi de protein tozları, karışımları ya da kapsülleri olduğunu görüyorum. Açıkçası bu durum üzücü geliyor. “Neden mi?” diye soracak olursanız, yazımı sonuna kadar okumaya devam edin derim..

    “Protein tozları tiroid kanseri ile ilişkilendirmektedir” sözüyle Didem Hocam protein tozlarının yan etkileri sıkça gündeme getirmektedir. İnsan kulandığı ürünün yol açabileceği yan etkileri bilerek kendine zarar vermek ister mi? Hele ki çevremizde kansere yol açabilecek bir çok faktör varken bir yenisini daha neden ekleyelim ki? Bugün sağlık haberlerinde okudum, Dünya’da her 8 ölümden birisi kanser sebebi ile olduğu belirtilmektedir. Ne kadar çok yaygınlaştı… Maalesef, bugün kanser yaşlı genç demeden her yaş grubunda görülmektedir.

    Böbrek Taşları ve Osteoporoz…

    Kansere ek olarak protein tozlarının kullanımının beraberinde getirdiği yan etkileri bulunmaktadır. 
    *Fazladan alınan protein ile böbreklerinize zarar verebileceğinizi biliyor musunuz? Dengeli beslenen bir birey ekstradan tükettiği protein tozları ile böbreklerine gereğinden fazla yük bindirmiş olacaktır. Protein tozlarının fazladan tüketimi ile böbrek taşı oluşumu görülebilmektedir.
    *İhtiyacın üzerinde alınan proteinin ‘osteoporoz' riskini de arttırdığını biliyor muydunuz?
    Hem fazla protein tüketimi vücutta kas olarak depo edilir diye bir metabolizmamız da yoktur. Aksine kas kaybına yol açmamak için hem karbonhidrat hem de protein içeren dengeli beslenme örüntüsüne ihtiyacımız vardır. 

    Hastalıklar ve Protein Tozu Tüketimi!
    Kronik hastalık durumlarında protein tozu kullanımının yan etkisi bulunmaktadır.
    1)Protein tozlarından olan 'whey protein', kan şekerini düşmesine yol açabilmektedir. Bu sebeple diyabet hastaları ya da hipoglisemi (düşük kan şekeri) problemi yaşayan bireylerin çok dikkatli olması gerekmektedir. 
    2)Kan sulandırıcıların etkisini arttırarak daha çok kanamaya yol açabilmektedir.
    Bunlar oldukça hayati konular ve hata kabul edebilecek durumlar da değillerdir. (mayoclinic)

    Profesyonel sporcular günde ortalama 5-6 saat egzersiz yapmaktadır. Tabii ki de böyle bir durumda artmış protein ihtiyacınız ortaya çıkmaktadır. Bunun sebebi ise proteinin kas yapımında oldukça önemi makro besin ögesi olmasıdır. Günde bir saat fiziksel aktivite adına yapılan egzersiz, aktif bir spor anlamına gelmemektedir. Bu yüzden sağlıklı yaşam adına yapılan egzersizlerde sadece dengeli beslenmek yeterli olacaktır.

    Günümüz şartlarında 'arabadan in, arabaya bin’ felsefesi ile oldukça pasifleşmiş durumdayız. Sedanter (pasif) bir hayat sürdürmememiz  için Dünya Sağlık Örgütü günde en az 10 bin adım atıyor olmamız gerektiğini belirtmektedir. Kaçımız günde 10 bin adım atıyor? Bu sadece pasif bir insan değil de hareketli birey olduğumuzu gösteriyor. 10 bin adım bizi sporcu değil, sadece aktif bir birey yapıyor. Bundan dolayı artmış bir protein ihtiyacımız da olmamaktadır. Yani duyduğum için söylüyorum yürüyüş sonrası gidip protein barı yemenizin hiçbir bir anlamı yoktur.

    Profesyonel sporcuların protein ihtiyaçlarını karşılamasında için de bir uyarım var.
    Evet protein tozları, protein barları ya da protein kapsülleri bulunmaktadır ama bu ürünler vitamin ve minerallerden yoksunlardır. Aynı zamanda da paketlenmiş olmaları ile katkı maddesi ve koruyucu içermektedirler. Bu ürünleri et, süt, yumurta, kuru baklagiller gibi protein kaynaklarınının yerine kullanmak uygun değildir. Hem yediğiniz etten aldığınız lezzeti protein tozundan alabilen var mı? Ya da kuru baklagillerin verdiği tokluk hissini protein tozu karışımları sağlayabilir mi?

    Siz siz olun doğaldan şaşmayın derim; doğal beslenme, doğal yaşam, hatta doğal bir görünüm..