detoks merkezi

  • Buranın en güzel kısmı bence öğlen 14:00 civarı bizi dağlara tırmanmaya götürmeleriydi. Temiz bol oksijenli havada iki saat hareket ediyorduk. A’dan D’ye kadar 4 ayrı seviye vardı, en ağırlar D grubuna, en hızlı olanlarda A’ya katılıyordu. Her grubun başında deneyimli bir eğitmen bulunuyordu. Gün içinde de istersek çeşitli egzersiz derslerine katılabiliyorduk.

    Yemekte iki alternatifimiz vardı, ya belli kaloride vejetaryen menüden alabilirdik, ya da “fasting” (sadece sıvı tüketme) yapabilirdik. Esasında oradaki tüm doktorlar sistemin temizlenmesi ve daha hızlı kilo verebilmemiz için “fasting” yapmamız taraftarıydı. Hepimiz ilk dört günden sonra fasting’e başladık. Ben zaten 4 günde 1200 kalorilik yemek yiyerek hemen 3 kilo vermiştim. Fasting’de sabah sıcak bir bitki çayını odaya getiriyorlardı. Öğlen ufacık bir kasede sebze çorbası, akşam yine aynı şekilde sebze çorbası vardı. 

    Geceleri burada vakit çok zor geçiyordu. Akşam 18:00’de çorbamızı içtikten sonra yapacak hiçbir şey olmuyordu. Bazı geceler ufak konserler ve yemek yapma dersleri dışında başka aktivite yoktu. Az yediğimiz için uykuya dalmamız da zor oluyordu

    Burada kilo vermenin yanı sıra sağlınızı da geri kazanıyorsunuz.

  • 1200 kalorilik, 800 kalorilik ve 460 kalorilik diyet programları var. İlk hafta 800 kalorilik menüden yedim. Yemekler lezzetli değil ama idare eder. Polonya mutfağına göre hazırlanan yemeklere belki benim damak tadım alışık olmadığından da yemekler çok lezzetli gelmemiş olabilir. Bilemiyorum Embarassed Ama ikinci hafta denediğim sebze-meyve menüsü hakikaten çok sıkıcı ve lezzetsizdi.

    Her gün ormanın içinde kahvaltı ve öğlen yemeği sonrası birer saatlik Nordic yürüyüşü var (kayak batonlarına benzeyen iki batonla beraber yürümek). Yürüyüşlerin dışında spor salonunda zumbadan pilates kadar çeşitli grup dersleri yer alıyor. Tüm eğitmenler işlerini büyük bir ciddiyetle yapıyorlar. 

    Her akşam saat 20:00'de gölün kenarındaki saunaya girip orada biraz kaldıktan sonra göle girme ritueli var. Bunu yaz-kış demeden uyguluyorlarmış. Kışın eksi 20 derecede göl donduğundan, büyükçe bir delik açıp insanlar oradan giriyorlarmış. Saunadan sonra buz gibi göle girmenin insanda yarattığı hazzı size sözlerle tarif edemem. Adeta şoka uğruyorsunuz ama bir anda vücut kendini inanılmaz dinç hissediyor. Bir de sabah 7:30'ta saunaya girmeden göle girme ritueli var. 

    Buraya gelirseniz VIP odalarından ya da orman evlerinden birisinde kalmanızı tavsiye ederim. Eğer sağlıklıysanız, kafanızı dinlemek, kilo vermek  ve daha sıkı, daha az selülitle eve dönmek için ideal bir merkez. Bu arada sakın yanınıza böcek ilacı almayı unutmayın. Ormanın içindesiniz, hatırlatırım!!!