Çörek otu Türkiye’de, Ege ve Trakya bölgelerine ek olarak Afyon ve Burdur illerinde de yetiştirilmektedir. Türkiye dışında Güney Avrupa ülkelerinde, Hindistan’da ve Afrika'nın bir kısmında yetiştirilir.

Çörek otu besinlere koruyucu ya da baharat olarak kullanılmasının yanı sıra, yüzyıllardır alternatif tıbbın bir parçası olarak yerini almaktadır. Yapılan çalışmalar çörek otunun pozitif özellikleri üzerinde durmaktadır. Fakat bir besinin diğer tüm besinlerden daha önemli ve değerli olması mümkün değildir. Her besinin kendine ait özellikleri vardır.

Çörek otunun kendine ait en büyük özelliği ise antikansorejen ve antihistaminik (alerjiyi önleyici)olmasıdır. 
İçerisinde bulunan etken madde ‘timokinon’dur. Çörek otunun gastrointesinal sistemde de etkili olduğu üzerinde durulmaktadır. Midemizde yer eden ülser ve beraberinde bir çok metabolik rahatsızlığa sebep olabilen Helikobakter pylori tedavisinde de etkili olabileceği görülmüştür.

Tabiki böyle desek de çalışmaların büyük bir kısmı araştırma düzeyindedir. Timokinon hakkında kesin bilgilere sahip değiliz ve bir yargıya varabilmek için daha çok araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

Biraz da çörek otunun besin değerlerinden bahsedecek olursak;
1 yemek kaşığı çörek otu günlük demir ihtiyacımızın %22’sini karşılar. 
Yapılan bir çalışmada da  çörek otundan aldığımız demir mineralinin biyoyararlılığının oldukça yüksek olduğu üzerinde durulmaktadır yani vücuttaki emilim oranı yüksek demektir. Kimi zaman gıdaların demiri yüksek olsa bile vücudumuzda aynı etkiyi göstermeyebiliyorlar.


Yetiştirme, toplama ve kullanım şartları da oldukça önemlidir; 

 *Yapılan çalışmalar sonucunda nasırlaşmış yapraklar arasından elde edilmiş çörek otunda timokinon içeriğinin 12 kat daha fazla olduğu bulunmuştur. 

 *Çalışmaların büyük bir kısmı çörek otunun ekstrakt ya da yağ şeklinde kullanımı ile yapılmıştır.

 *Tüm bunların yanı sıra aflotoksin dediğimiz küflerin oluşturduğu toksik maddeler havadan veya topraktan çörek otuna bulaşabilirler.
 Bu yüzden nereden ve hangi koşullarda alınıp tüketildiğine dikkat edilmelidir.

 

Toksik etkisinin olmadığı ya da çok yüksek dozlarda olduğu üzerinde durulsa dahi, tam olarak ne kadar miktarda etkili olduğu, ne kadarla limitlenmesi gerektiği konusu araştırma konularıdır.