Bu sefer ödevim yine Didem Hocamdan geldi. Görevim tüp bebek tedavisi ve beslenme…
Ee anlayacağız üzere araştırmalarım da beslenme ile ilişkisini inceleme kısmını kapsamaktadır.

 “Beslenme, tedavi sürecini etkiliyor mu?” EVET. 

 Tüp bebek tedavisinde, yeni yaklaşımlar sağlıklı besin tercihleriyle, daha az işlenmiş gıda tüketilmesi üzerine yoğunlaşmaktadır.

Yüksek meyve, sebze, balık ve tam tahıllı besinler tüketmek; atıştırmalıkları, eti, mayonezi azaltmak; kırmızı kan hücrelerinin sayısını artırmaktadır.  Akdeniz tipi beslenme de buna çok güzel bir örnektir. Çalışmalarda anlamlı bir şekilde Akdeniz diyeti ile beslenmenin kilo kaybı ve kan hücrelerinin artışı ile pozitif ilişkili bulunup, tüp bebek tedavisindeki başarıyı artırdığı görülmektedir. Hamile kalma oranını yükseltmektedir.

Akdeniz diyeti:

  • bitkisel yağ (zeytin yağı) 
  • sebze 
  • meyve
  • balık 
  • kuru baklagiller
  • yağlı tohumlardan (fındık, ceviz, badem) meydana gelmektedir.


*İşlenmiş atıştırmalıkların da neredeyse tüketilmeyecek kadar az seviyede olduğunu bilmekteyiz.

 

Kırmızı kan hücreleri-Demir

Kanda yeterince demir yoksa  (anemi varsa), kırmızı kan hücrelerinin sayısı da azalacaktır. Kırmızı kan hücreleri vücut hücrelerine oksijeni götürmekle sorumlu hücrelerdir. Kırmızı kan hücreleri eksik ise rahmi ya da yumurta hücrelerini de yeterince besleyemeyecektir. Çalışmalar yeteri kadar demir bulunmayan kadınların yumurtalama sorunu yaşadığı, kalitesiz yumurta sağlığı olduğunu ve %60 oranında hamile kalmalarına engel olduğunu göstermektedir. Ayrıca anemi düşüklere de yol açabilmektedir.

 

D vitamini

Bugün çalışmalarda D vitamini fazla olan annelerin, tüp bebek tedavisinde hamile kalma oranlarının daha yüksek olduğu görülmektedir.

Tüm bunlara dayanarak, mutlaka doktorunuz gözetiminde tahlillerinizi yaptırmalısınız. Eksik olması sizi negatif etkileyebilecekken, fazla olmasının da toksik olduğunu unutmamalısınız.

 

“Obez bireylerde kilo kaybı hamile kalma oranını ciddi bir şekilde yükseltmektedir"

Obez kadınlarda, kilo kaybı ile birlikte yumurtalama oranınnı arttığını gözlemleyen çalışmalar bulunur.

Obezite yumurtlamayı ve hamileliği etkiler.   

Obezitenin hamile kalımına etkisini incelemek için güzel bir çalışma yapılmıştır.

Çalışmaya göre, haftalık kontrolle 6 ay süren sağlıklı beslenme programı ve egzersiz uygulanmış ve bireylerin vücutlarındaki değişimler  gözlemlenmiştir.


Çalışma sonucunda:

*Kişi başı ortalama 6 kilogram kilo kaybı yaşanmış 

  1. 11’inin tedavi ile hamile kaldığı,
  2. 6’sının spontan bir şekilde hamile kaldığı,
  3. 13 kişinin tedavi sürecine devam ettiği,

Açlık şekeri ve testesteron seviyelerinin otomatikman düştüğü gözlemlenmiştir.

 

“Fazla kilolar kadar aşırı zayıf olmak da, hamile kalmayı engelleyen faktörlerdendir.”

 

Yine bir çalışma beden kitle indeksi 25’in altında ve 25’in üzerinde olan 40 yaşının altında 139 kadın üzerinde yapılmıştır.

Beden kitle indeksi 25 ve üzerinde olan kadınların anlamlı bir şekilde;

  • düşük yapma olasılıklarının daha yüksek
  • hamile kalma oranlarının daha düşük
  • basal FSH hormon seviyelerinin daha düşük
  • implantasyon (aşılama) oranı daha düşük
  • olduğu gözlemlenmiştir.

 

İşte tüm bu çalışmalar ışığında sağlıklı ve beslenmenin, kilomuzun, vitamin-mineral eksikliklerimizin bebek sahibi olmak için ne kadar da önemli olduğunu görmekteyiz…

Umarım bu yazdıklarım ile ufak da olsa size bir şeyler katabilmişimdir.

Ben bu araştırmaları yaparken birlikte çalıştığımız bir danışanım  kilo verme sürecinde tedaviye ihtiyaç duymadan kendiliğinden hamile kaldı.
Sağlıklı günler ve en hayırlı şekilde bebeğinizi kucağınıza almanızı dilerimsmile