(Yoga ağırlıklı beden, ruh ve zihni arındırmaya yönelik program)

İlk yatılı bir merkeze gidişim ablamla yapmış olduğum İspanyolca’da “Saf Hayat” anlamına gelen Pura Vida’dır. Kendisi o zamanlar yogaya çok gönül vermiş ve bir yoga dergisinde burayla ilgili yazı okumuştu. Amerika’da okurken bahar tatilimde benim ziyaretime gelecekti ve “Hadi hem tatil yapalım, hem de aktif olalım, Kosta Rika’da Pura Vida’ya gidelim” dedi. Ben de başıma gelecekleri bilmeden “Tamam” dedimSmile Çünkü günde 3 kez yoga olduğunu bilmiyordum! Bu merkezden sonra ablam yoga eğitmeni olmaya karar verdi.

Yemekleri vejeteryan olan Pura Vida’da herşey inanılmaz lezzetliydi. Akşamüstü çayıyla birlikte günde 4 öğün yemek olan bu merkezde herkes açık büfeden istediği kadar yemek alabiliyordu. Her şey gayet sağlıklı olmasına rağmen, o sıralar hafif kilolu olmamdan dolayı porsiyonlarıma kendimce dikkat etmeye çalışıyordum. Günde 3 tane 90 dakikalık yoga dersleri dışında bir haftalık programın içinde bir günlük rafting, yağmur ormanlarında tırmanış ve yanardağlara geziler de vardı. Sürekli doğayla içiçeydik. Yoga derslerinin çoğu da temiz havada dışarıda oluyordu. Hatta derslerimizin bir tanesine ara sıra papağanımız da katılıyordu.

Pura Vida, kafa dinlemek, şehir stresinden uzakta kalmak ve doğada spor yapmak için bir cennet, fakat kilo vermek için gidebilecek bir merkez kesinlikle değildir. Eğer dikkat ederseniz verirsiniz ama tamamiyle yoga ve doğadaki aktiviteler üzerine kurulmuş, sağlıklı vejeteryan yiyecekler sunan fakat kalori ve ne kadar yediğinizin hesabını tutmayan bir yerdir.